26 Kasım 2011 Cumartesi

Seramik sanatımıza değer katan sanatçılarımızdan Hamiye Çolakoğlu





Özgeçmiş




HAMİYE ÇOLAKOĞLU

Prof. Hamiye Çolakoğlu, 1959- 1963’de İtalya’da 4 yıl süre ile Floransa Devlet Seramik Sanat Okulu’nda Teknoloji ve Yüksek Pişirim Eğitimi, Perugia Üniversitesi’nde Sanat Tarihi ve İtalyan Edebiyatı kurslarına katıldı. 1965’de yurda döndükten sonra kendi seramik atölyesini kurdu. 1983’de Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Bölümü’nü kurdu. Halen çalışmalarına kendi atölyesinde devam etmektedir.


SEÇİLMİŞ ÖDÜLLERİ

1961 II Giornale D’Italia’nın Düzenlediği Uluslararası Resim Yarışmasında Gümüş Madalya ve Diploma Ödülü, Roma- İtalya

1963 Washington Uluslararası Seramik Sergisinde En iyi Seramikçi Kritiği ve Amerika Seramikçiler Derneği Üyeliği, ABD

1965 Bat-Yam Belediyesi Onur Madalyası, İsrail

1974 Uluslararası Kadın Kültür- Sanat Federasyonu, Türk Grubu Dünya Büyük Ödülü, Vichy- Fransa

1982 43. Devlet Resim Heykel Sergisi Başarı Ödülü, Ankara

1982 İş Bankası Büyük Ödülü, Ankara

1993 Sanat Kurumu Yılın Sanatçısı Ödülü, Ankara

1995 Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı, “Bir Damla Gözyaşına” Özel Ödülü

1998 Devlet Sanatçısı Ödülü

2002 Türk Silahlı Kuvvetleri, “Anıtkabir ve Kurtuluş Savaşı Müzesinin Gerçekleşmesinde Göstermiş Olduğu Başarılı Hizmetler Anısı Ve Nişanesi Olarak” Anı Şildi Beratı

2004 Çağdaş Sanatlar Vakfı ÇAĞSAV Onur Ödülü, Ankara

2007 Hacettepe Üniversitesi, Hizmet Ödülü, Ankara

2007 International Academy Of Ceramics Üyeliği

SEÇİLMİŞ KİŞİSEL SERGİLER

1965 Ein- Hod Sanatçı Köyü Galerisi, İsrail

1965 Bat-Yam Belediye Müzesi, İsrail

1965 Kendi Atölyesi, Ankara

1972 Devlet Güzel Sanatlar Galerisi, Ankara

1974 Alman Kültür Merkezi, Ankara

1976 Mehre Shah Galerisi, Tahran- İran

1978 Çanakkale Galerisi, Ankara

1983 Kibele Sanat Galerisi, Ankara

1990 Emlakbank Sanat Galerisi, Ankara

1993 Şekerbank Sanat Galerisi, Ankara

1998 45. Sanat Yılı Retrospektif Sergisi, H. Çolakoğlu Kültür Evi Galerisi, Ankara

1998 4. Uluslararası Seramik Bienali Sergisi ve Komiserliği, Kahire-Mısır

1999 III. İzmir Uluslararası Uygulamalı Seramik Sempozyumu Sergisi, Resim Heykel Müzesi, İzmir

2007 “Bir Dünden Bir Bugünden, 55 Yıla Merhaba” Seramik Sergisi, Nurol Sanat Galerisi, Ankara


SEÇİLMİŞ BÜYÜK DUVAR UYGULAMALARI

1976 Yüzme Havuzu Duvarı, Münih, Almanya

1978 C.H.P. Merkez Binası Giriş Duvarı Panosu, Ankara

1981 Bilkent Üniversitesi Kütüphanesi, Bilkent, Ankara

1984 Kara Kuvvetleri Karargahı Duvar ve Friz Uygulaması, Ankara

1990 İhsan Doğramacı evi duvar uygulaması, Ankara

1991 Hilmi Bodur evi dış duvar uygulaması, Ankara

1996 Uğur Mumcu evi dış duvar uygulaması, Ankara

1997 Yaşam Ağacı Heykeli, Semedeli, Çan

1997 Bilimin Işığı dış duvar panosu, Bilkent Üniversitesi, Ankara

1997 Bilim Ağacı Heykeli, Bilkent Üniversitesi, Ankara

1997 Bozüyük’ün kurtuluşu anısına “Özgürlük” heykeli, Bozüyük, Eskişehir

1998 Bilkent Üniversitesi Rektörlüğü Mühendislik Fakültesi giriş duvarı panosu Bilkent, Ankara

1999 Bilkent Üniversitesi Rektörlük Girişi Duvar Panosu, Bilkent, Ankara

2007 Bilkent konferans salonu girişi duvar uygulamaları, Bilkent, Ankara

SEÇİLMİŞ KAMU KOLEKSİYONLARI

Resim Heykel Müzesi, Ankara

Resim Heykel Müzesi, İstanbul

Kültür Bakanlığı

Ziraat Bankası

Emlakbank

Şekerbank

Janos Ponnonius Museum, Macaristan

Sesto Fiorento Devlet Porselen Sanat Enstitüsü, İtalya

Ein- Hod Sanatçı Köyü Müzesi, İsrail

TBMM, Ankara

Konuklar Köşkü, Ankara

İbrahim Bodur Uluslararası Seramik Müzesi, Çan

Uluslararası Seramik Müzesi, Kahire, Mısır


SEÇİLMİŞ KARMA SERGİLER

1974 Fransız Kültür Merkezi Resim Seramik Sergisi, Ankara

1979 Vakko Sanat Galerisi Karma Sergi, Ankara

1981 Arkeoloji Müzesi III. Günümüz Sanatçıları Açık Hava Sergisi, İstanbul

1981 UNESCO Merkezi, Atatürk’ün Doğumunun 100. Yılı Çağdaş Türk Resim ve Seramik Sergisi, Paris- Fransa

1982 Türk Plastik Sanatları Sergisi, Tunus/ Mısır

1988 Maya Sanat Galerisi Karma Sergi (Galeri sanatçıya aittir), Ankara

1990 Türk Seramik Sanatında Aşamalar Süreci, Çanakkale Seramik Sanat Galerisi, İstanbul

1992 Füreya Koral’a Saygı Sergisi, Maçka Sanat Galerisi, İstanbul

1993 Ateşle Çeyrek Asır, Destek Reasürans Sanat Galerisi, İstanbul

1993 Cumhuriyetten Günümüze Kadın Sanatçılar Sergisi, Arkeoloji Müzesi, İstanbul

1993 Türkiye Cumhuriyeti’nin 70. Yılı; Çağlar Boyu Kadın Sergisi, Topkapı Sarayı Müzeleri, İstanbul

1994 Hacettepe Üniversitesi G.S.F. Seramik Bölümü Öğretim Elemanları Sergisi, Başak Sigorta Sanat Galerisi, Ankara

1994 Çağdaş Lale Vazoları Sergisi, Frans Hals Müzesi, Hollanda

1995 Kahve Seramikleri Sergisi, Türk ve Hollanda Seramikçileri, Türk İslam Eserleri Müzesi, İstanbul

1999 ODTÜ Plastik Sanatlar Festivali, Kültür ve Kongre Merkezi, Ankara

2006 Karma Heykel Sergisi, Gözde Sanat Galerisi, Ankara

2008 Cumhuriyet Gazetesi Yeni Binası Karma Sergisi


SEÇİLMİŞ ULUSLARARASI SERGİLER

1961 Uluslararası Resim Yarışması Palazzo Delle Esposisioni, Roma-İtalya

1974 50. Yıl Türk Seramik ve Cam Eserleri Sergisi, Budapeşte-Macaristan

1974 Siklos Şatosu Uluslararası Seramik Sempozyumu Sergisi, Siklos-Macaristan

1975-1976-1978 Uluslararası Çağdaş Seramik Sergisi, Faenza-İtalya

1978 Çağdaş Plastik Sanatlar Sergisi, İspanya / Portekiz / Macaristan / Çekoslavakya / Almanya

1983 II. Asya Bienali, Dakka- Bangladeş

1985 Uluslararası Küçük Heykel Yarışması, Budapeşte-Macaristan

1997 Uluslararası Uygulamalı Seramik Sempozyumu Sergisi, Çan-Çanakkale

1999 İzmir Uluslararası Uygulamalı Seramik Sempozyumu Sergisi, Resim Heykel Müzesi, İzmir

2000 Uluslararası Seramik Bienali Sergisi, Kahire-Mısır

15 Kasım 2011 Salı

Bahri GENÇ | YÜZLERDEN GİZLER | 17 Kasım 2011 – 4 Ocak 2012


Bahri Genç'in son dönemini kapsayan, akrilik, yağlı boya ve karışık teknikle yaptığı portrelerinden oluşan “Yüzlerden Gizler” sergisi 17 Kasım 2011 Perşembe günü Piramid Sanat’ta açılıyor.



Portre resmine yeni bir soluk getiren Genç, çağdaş bir portre yorumcusu. Kendi kuşağı içinde farklı üslubuyla sanat ortamında adını duyururken, birçok genç sanatçıyı da etkileyen bir çekim alanı yaratıyor. Ortaya koyduğu yeni yaklaşımla soyut biçim anlayışını izleyerek, geleneksel üslubunu da bırakmadan, kendine özgü soyutlamacı tekniğiyle dışavurumcu bir üslup doğrultunda yeni bir realizme giden plastik bir dil yaratıyor.

Sanatçının son dönemde yaptığı portreler, soyutlamacı tekniğini daha ileri bir aşamaya götürmesi yönünden önemli. Bahri Genç, yaşantı içerikleriyle dolu portrelerinde, içselleştirdiği “şeyleri” modellerinin imgeleri aracılığıyla dışa vurarak, yoğun bir duygu aktarımını gerçekleştiriyor.

Sergi, 4 Ocak 2012 tarihine kadar Piramid Sanat’ta izlenebilir

Açılış 17 Kasım 2011 Perşembe

Saat: 18:00 – 21:00

Yer: Piramid Sanat (Feridiye Cad. No: 23 – 25 Taksim)
Bilgi İçin: Tuba Kurtulmuş

Tel: 0212 297 31 15-20-21

12 Kasım 2011 Cumartesi

30. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı ve 21. Uluslararası İstanbul Sanat Fuarı bugün açılıyor


             Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı
          12 Kasım Cumartesi günü 30. kez kapılarını açmaya hazırlanıyor.
 Kuruluşumuz TÜYAP Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. tarafından Türkiye Yayıncılar Birliği işbirliği ile 12-20 Kasım 2011 tarihleri arasında TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi- Büyükçekmece'de düzenlenecek olan 30. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı 600 yayınevi ve sivil toplum kuruluşunun katılımı, 200 etkinlik ve yüzlerce imza ile kapılarını kitapseverlere açmaya hazırlanıyor. Açılışını Mısır ve Türkiye'nin kültür bakanlarının yapacağı İstanbul Kitap Fuarı'na yurt dışından 35 ülkeden yayınevleri, telif ajansları ve konuk yazarlar katılacak.
Onur Yazarı Ferit Edgü



Yer: Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi


Tarihler: 12.11.2011~20.11.2011

Telefon: 0212 867 11 00

Adres: E – 5 Karayolu, Gürpınar Kavşağı 34522 Büyükçekmece / İstanbul

İlçe: Büyükçekmece

Web: www.istanbulsanatfuari.com



TÜYAP Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. tarafından 12-20 Kasım 2011 tarihleri arasında TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi-Büyükçekmece’de düzenlenecek olan 21. Uluslararası İstanbul Sanat Fuarı-ARTİST 2011, yeniliklerle sanatseverlerin karşısına çıkmaya hazırlanıyor.



Prof. Dr. Yurdaer Altıntaş’ın 60 Yıllık Çalışmaları Fuarda

21. Uluslararası İstanbul Sanat Fuarı Onur sanatçısı Yurdaer Altıntaş’ın öğrencilikten başlayarak gerçekleştirdiği 60 yıllık çalışmalarından derlenen eserleri ve retrospektif niteliğinde kurgulanan bir sergi ile fuar süresince sanatseverlerin ziyaretine açılacak.



Afişler, pankartlar, kurumsal kimlik tasarımları, illüstrasyonlar, kitap ve dergi kapakları, çalışma yaşamından seçilmiş fotoğraf kareleri, video görüntüleri ve basılmış işlerin temel alındığı sergilemede, karşılaştırmalı yaklaşımla, orijinaller ve taslaklar da izleyiciye sunuluyor.



Prof. Dr. Münir Ekonomi Koleksiyonu’ndan Bir Kesit: Arkeolojide Sanat

Prof. Dr. Münir Ekonomi Anayasa ve Ticaret Hukuku konusunda çalışmaları ve birçok kuruma verdiği desteğin yanı sıra sanat ve arkeolojiye yönelik sorumluluğuyla bize önemli eserleri sunuyor.



Sanatın her dalından; müzikten edebiyata, seramikten resme kadar birçok alanda geliştirdiği bilgi birikimiyle Prof. Dr. Münir Ekonomi koleksiyonundan bir bölümünü İstanbul Sanat Fuarı’nda sergileyecek.



Serginin ilk bölümünde, T.C Turizm Bakanlığı ve İstanbul Arkeoloji Müzesi gözetiminde korunan 150 arkeolojik nadide eser özel izinle sergilenecek. Arkeolojide Sanat başlıklı sergide, Prof. Dr. Münir Ekonomi’nin koleksiyonundan maddi kültür varlıkları olarak tanımlanan arkeolojik buluntuların, günümüze ulaştırdığı bilgilerin bir özetini sunuyor.



Sergide, Kalkolitik Dönemden Bizans Dönemi’ne uzanan geniş bir zaman dilimine ait eserler yer almaktadır. Serginin ilk bölümü; Gündelik Yaşam ve Sanat, İnanç ve Sanat, Savaş ve Sanat, Gömü Gelenekleri ve Sanat başlıklarından oluşuyor.



Resim ve heykel koleksiyonun yer alacağı sergide ise Fikret Mualla, Mehmet Nejat Devrim, Nuri İyem, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Mehmet Güleryüz gibi Türkiye Sanat Tarihinin önemli ressamlarının resimlerinden oluşuyor.



Suna ve İnan Kıraç Vakfı İstanbul Fotoğrafları Koleksiyonu “Cennetin Kıyıları” Geçmiş Zaman Fotoğraflarında Boğaziçi

XIX. yüzyıl sonu ile XX. yüzyılın başlarında İstanbul’da faaliyet gösteren fotoğraf ustalarının eserlerinden oluşan ve Suna ve İnan Kıraç Vakfı İstanbul Fotoğrafları Koleksiyonu’ndan derlenen Cennetin Kıyıları Geçmiş Zaman Fotoğraflarında Boğaziçi sergisi, bir devrin İstanbulu’nu tüm çarpıcılığıyla gözler önüne seriyor.



Usta fotoğrafçılar James Robertson, Félice Beato, Sébah & Joaillier, Abdullah Biraderler, Guillame Berggren ve Gülmez Biraderler, dönemin ağır ve zahmetli teknikleriyle çekilmiş fotoğraflarla İstanbul’un geçmişteki çehresini belgelemekle kalmıyor, bir sanayi merkezi, hatta büyük bir metropol haline gelmiş, silueti bambaşka bir görünüme kavuşmuş olan bu şehrin kıyılarında bizleri Karaköy’den Rumelifeneri’ne uzanan keyifli bir yolculuğa çıkartıyor.



İstanbul’un tarihinde ayrı bir uygarlık adasıdır Boğaziçi. Kendine özgü kültürü, ince bir zevki ve hayat üslubu vardır. “Yeni Hayat”ın bu zarif coğrafyası, imparatorluk kentinin karmaşasına, doğanın kucağında olgunlaşarak katılır. Yeşil ile mavi arasına yerleşmiş yalı mimarisi, mehtap âlemleri, Şirket-i Hayriye vapurları, balıkçı köyleri, lodosu, korularında misafir ettiği göçmen kuşları, dalyanları, insanda hüzün ve huzur karışımı o tuhaf duyguyu yaratan iklimiyle İstanbul estetiğinin başlıca mimarıdır. “Cennetin Kıyıları”, imparatorluğun hayal perdesinden 19. yüzyıl fotoğrafçılarının objektifine yansıyan son görüntülerle Boğaziçi uygarlığına tanıklık eder.



İtalya’dan Önemli Sergiler

İtalya’nın tüm bölgelerinden katılan 100 sanatçı “Image of Italy-Art As An Ambassador Of The Italian Culture Worldwide” başlıklı bir sergiyle fuara konuk oluyor.



Ayrıca İtalya’dan Bergamo Sanat Fuarı’ndan gelecek 10 önemli sanatçının eserleri de “Young Italian Artist For Istanbul” isimli bir seçkiyle fuarda yer alıyor.



Fuarda Pek Çok Sanatçının İşleri Sergileniyor

21. Uluslararası İstanbul Sanat Fuarı Artist 2011, bu sene bir çok önemli sanatçının işlerini Tüyap-Büyükçekmece’ne taşıyor. Yaklaşık 1000 sanatçının yanı sıra birden fazla bağımsız grup ve inisiyatif sergilerinde yüzlerde genç sanatçı fuarda işlerini izleyiciye sunuyor. Bu sene üç farklı salonda açılacak olan Artist- 2011 yaklaşık 15.000 metrekarelik bir alanda kuruluyor.



Türkiye’den Bağımsız Gruplar ve Sanat İnisiyatifleri

İstanbul Sanat Fuarı’nın vazgeçilmezi haline gelen bağımsız gruplar ve sanat inisiyatifleri bu sene de önemli sergiler ve güncel sanatın farklı disiplinlerinden işlerle ARTİST 2011’un alternatif rengi olmaya devam ediyor. Toplam 32 Bağımsız Sanat Grubu ARTİST 2011’de yer alıyor. 21. Uluslararası İstanbul Sanat Fuarı’nda yer alacak bağımsız gruplar şöyle: "Ofis", Alter


http://www.istanbul.net.tr/istanbul_fuar_detay.asp?id=1198&t=Artist%202011

10 Kasım 2011 Perşembe

Belen Kahvesi ve Ormancı Türküsü




Marmaris'e giderken 2 ayrı yerde 'Belen kahvesi'yazısını hemde turistik levha ile gösterilmiş olarak görünce kızım merakla neresi ve ne özelliği olduğunu sordu,bende daha önceden bilmediğimi cep tel.internete girip bakmasını söyledim ve bu ilginç hikayeyi okudu bende sizlerlede paylaşmak istedim..




Çıktım Belen Kahvesine, Baktım Ovaya ...
... Müzeyyen Senar'ın eşsiz yorumu ile "Ormancı Türkü" 'sünü bilmeyenimiz yok gibidir.
Türkü; Temmuz 1946'da Muğla'nın Gevenes köyündeki Belen Kahvesinde vuku bulan gerçek bir olay üzerine Değirmenci Tahir Usta tarafından bestelenen ve zamanla ünü Türkiye geneline yayılan bir halk türküsüdür.

Türkü'nün hikayesi aşağıdaki gibidir...

"Gevenes köyünde 1922 yılında dünyaya gelen Mustafa Şahbudak, ağa çocuğudur.


Mustafa'nın en yakın arkadaşı köy muhtarı Tevfik Cezayir'dir.
Her akşam köy kahvesinde dama oynayan iki arkadaşın iddialı ve dostane
karşılaşmaları kahvehanedekiler tarafından da ilgi ile izlenir. 1946 yılının
bir Temmuz gününde, Mustafa Şahbudak ve Muhtar Tevfik Cezayir, yine dama tahtasının başına otururlar. Oyunun yarısında 'Sarı Memet' lakaplı Orman Memuru Mehmet İn çıkagelir. Mehmet, sarhoştur. Bir gün önce, komşu Çiftlik köyünde yangın çıkmıştır. Ormancı, yangın evrakının bir an önce ilçeye götürülmesi için bekçiyi muhtardan ister. Ancak bu arada 1946 seçimlerinin evrakı da Yatağan'a gönderilecektir. Her türlü evrak Yatağan'a köy bekçisi tarafından götürülmektedir. Muhtar Cezayirli, 'Olmaz, daha acil olan seçim sonuçlarının ulaştırılması gerekiyor. Bekçiyi gönderemem' cevabını verir. Bunun üzerine ormancı ile muhtar arasında tartışma başlar. Muhtar Tevfik Cezayirli, 'Ayıp ediyorsun Mehmet, bize müsaade et' der ve oyuna devam eder.
Ormancı dama masasına bir yumruk atar. Mustafa Şahbudak, bu davranışa tahammül edemez ve ormancıyı tokatlar. Olayın büyüyeceğini anlayan köylüler, ormancıyı sakinleşmesi için kahvenin arka tarafına götürürler.


Ormancı bağırarak küfürler savurmaktadır. Küfürler Mustafa Şahbudak'ın
tahammül sınırını daha da zorlar. Şahbudak, yerinden kalkar, ormancının
üzerine yürür. Ormancı Mehmet, kamasını çıkarıp Mustafa Şahbudak'ı kolundan yaralar. O zaman, Mustafa Şahbudak ormancıyı korkutmak için, belindeki tabancayı çıkarır, yere doğru ateş eder. Muhtar, ormancının ikinci kez kama vurmaması için elini tutar. Fakat, Mustafa tetiği çoktan çekmiştir ve kurşun muhtar Tevfik Cezayir'e isabet eder. Ormancı Mehmet İn, bunun üzerine kaçmaya başlar. Mustafa Şahbudak kaçmasın diye, bir el daha ateş eder. Bu ateş de öldürmek için değil, kaçmasına engel olmak içindir. İkinci atışta Mehmet İn, yere düşer. Arka cebinde tütün tabakası olduğu için, ona bir şey olmaz. Ama Tevfik kanlar içindedir.



O günlerin imkansızlıkları içerisinde Tevfik'i, tahta bir sal üzerinde
köyden 23 kilometre uzaklıktaki Muğla Devlet Hastanesi'ne götürürler.
Tevfik, çok kan kaybetmektedir. Mustafa, Doktor Veli Bey'e, "Babamın selamı var, bu adamı iyileştir" diye yalvarır. Doktor Veli Bey, "O ölecek, önce senin kolunu saralım" diye yanıt verir. O sırada Tevfik eliyle işaret edip Mustafa'yı yanına çağırarak, "Ben ölüyorum, hakkını helal et" dedikten sonra can verir.



Mustafa, en yakın arkadaşını öldürdüğü için teslim olur, 4 yıl ceza alır.
Cezaevindeyken her gece Tevfik rüyasına girer. Ancak ormancıya kini gittikçe artar.



Bu acı olaydan sonra köyde kalamayacağını anlayan Mehmet İn ise, tayinini ister, Kavaklıdere Orman Müdürlüğü'ne atanır. Aslen Marmarislidir.


Emekliliğinden sonra oraya yerleşir. Doksanlı yılların başında da ölür.

Mustafa Şahbudak da, cezaevinden çıktıktan sonra, anılarla dolu o köyde
yaşayamayacağını anlayıp, Muğla'ya yerleşir. Çok sevdiği, günlerini birlikte geçirdiği arkadaşı Muhtar Tevfik Cezayir'i öldürdüğünde, arkada 25 yaşında bir eş ve 3 çocuk bırakır. Muhtar'ın eşi Pembe, bu acıya dayanamayıp birkaç yıl sonra akli dengesini yitirir. Oğlunun biri İzmir'e yerleşir. Diğer oğlu ile kızı, köyde evlenirler ve hayatlarını orada sürdürmeye devam ederler.
Bu arada Mustafa'nın anne tarafından akrabası olan Değirmenci Pisili Tahir Usta Gevenes Köyü'nde yaşanan bu acı olayın türküsünü bestelemiştir. Bu türkü bugün düğünlerde okunan, herkesin diline düşen Ormancı türküsüdür.

Hayatının kalan yıllarını bu olayı unutmaya çalışarak geçiren Mustafa
Şahbudak da 28 Mart 2005 günü İzmir Ege Üniversitesi Hastanesi'nde 83
yaşında ölür."
 hikaye böyle...
not:hikaye ve fotoğraflar http://www.gezenbilir.com/index.php?topic=17527.0 alınmıştır

9 Kasım 2011 Çarşamba

5 Kasım 2011 Cumartesi