15 Kasım 2011 Salı

Bahri GENÇ | YÜZLERDEN GİZLER | 17 Kasım 2011 – 4 Ocak 2012


Bahri Genç'in son dönemini kapsayan, akrilik, yağlı boya ve karışık teknikle yaptığı portrelerinden oluşan “Yüzlerden Gizler” sergisi 17 Kasım 2011 Perşembe günü Piramid Sanat’ta açılıyor.



Portre resmine yeni bir soluk getiren Genç, çağdaş bir portre yorumcusu. Kendi kuşağı içinde farklı üslubuyla sanat ortamında adını duyururken, birçok genç sanatçıyı da etkileyen bir çekim alanı yaratıyor. Ortaya koyduğu yeni yaklaşımla soyut biçim anlayışını izleyerek, geleneksel üslubunu da bırakmadan, kendine özgü soyutlamacı tekniğiyle dışavurumcu bir üslup doğrultunda yeni bir realizme giden plastik bir dil yaratıyor.

Sanatçının son dönemde yaptığı portreler, soyutlamacı tekniğini daha ileri bir aşamaya götürmesi yönünden önemli. Bahri Genç, yaşantı içerikleriyle dolu portrelerinde, içselleştirdiği “şeyleri” modellerinin imgeleri aracılığıyla dışa vurarak, yoğun bir duygu aktarımını gerçekleştiriyor.

Sergi, 4 Ocak 2012 tarihine kadar Piramid Sanat’ta izlenebilir

Açılış 17 Kasım 2011 Perşembe

Saat: 18:00 – 21:00

Yer: Piramid Sanat (Feridiye Cad. No: 23 – 25 Taksim)
Bilgi İçin: Tuba Kurtulmuş

Tel: 0212 297 31 15-20-21

12 Kasım 2011 Cumartesi

30. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı ve 21. Uluslararası İstanbul Sanat Fuarı bugün açılıyor


             Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı
          12 Kasım Cumartesi günü 30. kez kapılarını açmaya hazırlanıyor.
 Kuruluşumuz TÜYAP Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. tarafından Türkiye Yayıncılar Birliği işbirliği ile 12-20 Kasım 2011 tarihleri arasında TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi- Büyükçekmece'de düzenlenecek olan 30. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı 600 yayınevi ve sivil toplum kuruluşunun katılımı, 200 etkinlik ve yüzlerce imza ile kapılarını kitapseverlere açmaya hazırlanıyor. Açılışını Mısır ve Türkiye'nin kültür bakanlarının yapacağı İstanbul Kitap Fuarı'na yurt dışından 35 ülkeden yayınevleri, telif ajansları ve konuk yazarlar katılacak.
Onur Yazarı Ferit Edgü



Yer: Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi


Tarihler: 12.11.2011~20.11.2011

Telefon: 0212 867 11 00

Adres: E – 5 Karayolu, Gürpınar Kavşağı 34522 Büyükçekmece / İstanbul

İlçe: Büyükçekmece

Web: www.istanbulsanatfuari.com



TÜYAP Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. tarafından 12-20 Kasım 2011 tarihleri arasında TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi-Büyükçekmece’de düzenlenecek olan 21. Uluslararası İstanbul Sanat Fuarı-ARTİST 2011, yeniliklerle sanatseverlerin karşısına çıkmaya hazırlanıyor.



Prof. Dr. Yurdaer Altıntaş’ın 60 Yıllık Çalışmaları Fuarda

21. Uluslararası İstanbul Sanat Fuarı Onur sanatçısı Yurdaer Altıntaş’ın öğrencilikten başlayarak gerçekleştirdiği 60 yıllık çalışmalarından derlenen eserleri ve retrospektif niteliğinde kurgulanan bir sergi ile fuar süresince sanatseverlerin ziyaretine açılacak.



Afişler, pankartlar, kurumsal kimlik tasarımları, illüstrasyonlar, kitap ve dergi kapakları, çalışma yaşamından seçilmiş fotoğraf kareleri, video görüntüleri ve basılmış işlerin temel alındığı sergilemede, karşılaştırmalı yaklaşımla, orijinaller ve taslaklar da izleyiciye sunuluyor.



Prof. Dr. Münir Ekonomi Koleksiyonu’ndan Bir Kesit: Arkeolojide Sanat

Prof. Dr. Münir Ekonomi Anayasa ve Ticaret Hukuku konusunda çalışmaları ve birçok kuruma verdiği desteğin yanı sıra sanat ve arkeolojiye yönelik sorumluluğuyla bize önemli eserleri sunuyor.



Sanatın her dalından; müzikten edebiyata, seramikten resme kadar birçok alanda geliştirdiği bilgi birikimiyle Prof. Dr. Münir Ekonomi koleksiyonundan bir bölümünü İstanbul Sanat Fuarı’nda sergileyecek.



Serginin ilk bölümünde, T.C Turizm Bakanlığı ve İstanbul Arkeoloji Müzesi gözetiminde korunan 150 arkeolojik nadide eser özel izinle sergilenecek. Arkeolojide Sanat başlıklı sergide, Prof. Dr. Münir Ekonomi’nin koleksiyonundan maddi kültür varlıkları olarak tanımlanan arkeolojik buluntuların, günümüze ulaştırdığı bilgilerin bir özetini sunuyor.



Sergide, Kalkolitik Dönemden Bizans Dönemi’ne uzanan geniş bir zaman dilimine ait eserler yer almaktadır. Serginin ilk bölümü; Gündelik Yaşam ve Sanat, İnanç ve Sanat, Savaş ve Sanat, Gömü Gelenekleri ve Sanat başlıklarından oluşuyor.



Resim ve heykel koleksiyonun yer alacağı sergide ise Fikret Mualla, Mehmet Nejat Devrim, Nuri İyem, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Mehmet Güleryüz gibi Türkiye Sanat Tarihinin önemli ressamlarının resimlerinden oluşuyor.



Suna ve İnan Kıraç Vakfı İstanbul Fotoğrafları Koleksiyonu “Cennetin Kıyıları” Geçmiş Zaman Fotoğraflarında Boğaziçi

XIX. yüzyıl sonu ile XX. yüzyılın başlarında İstanbul’da faaliyet gösteren fotoğraf ustalarının eserlerinden oluşan ve Suna ve İnan Kıraç Vakfı İstanbul Fotoğrafları Koleksiyonu’ndan derlenen Cennetin Kıyıları Geçmiş Zaman Fotoğraflarında Boğaziçi sergisi, bir devrin İstanbulu’nu tüm çarpıcılığıyla gözler önüne seriyor.



Usta fotoğrafçılar James Robertson, Félice Beato, Sébah & Joaillier, Abdullah Biraderler, Guillame Berggren ve Gülmez Biraderler, dönemin ağır ve zahmetli teknikleriyle çekilmiş fotoğraflarla İstanbul’un geçmişteki çehresini belgelemekle kalmıyor, bir sanayi merkezi, hatta büyük bir metropol haline gelmiş, silueti bambaşka bir görünüme kavuşmuş olan bu şehrin kıyılarında bizleri Karaköy’den Rumelifeneri’ne uzanan keyifli bir yolculuğa çıkartıyor.



İstanbul’un tarihinde ayrı bir uygarlık adasıdır Boğaziçi. Kendine özgü kültürü, ince bir zevki ve hayat üslubu vardır. “Yeni Hayat”ın bu zarif coğrafyası, imparatorluk kentinin karmaşasına, doğanın kucağında olgunlaşarak katılır. Yeşil ile mavi arasına yerleşmiş yalı mimarisi, mehtap âlemleri, Şirket-i Hayriye vapurları, balıkçı köyleri, lodosu, korularında misafir ettiği göçmen kuşları, dalyanları, insanda hüzün ve huzur karışımı o tuhaf duyguyu yaratan iklimiyle İstanbul estetiğinin başlıca mimarıdır. “Cennetin Kıyıları”, imparatorluğun hayal perdesinden 19. yüzyıl fotoğrafçılarının objektifine yansıyan son görüntülerle Boğaziçi uygarlığına tanıklık eder.



İtalya’dan Önemli Sergiler

İtalya’nın tüm bölgelerinden katılan 100 sanatçı “Image of Italy-Art As An Ambassador Of The Italian Culture Worldwide” başlıklı bir sergiyle fuara konuk oluyor.



Ayrıca İtalya’dan Bergamo Sanat Fuarı’ndan gelecek 10 önemli sanatçının eserleri de “Young Italian Artist For Istanbul” isimli bir seçkiyle fuarda yer alıyor.



Fuarda Pek Çok Sanatçının İşleri Sergileniyor

21. Uluslararası İstanbul Sanat Fuarı Artist 2011, bu sene bir çok önemli sanatçının işlerini Tüyap-Büyükçekmece’ne taşıyor. Yaklaşık 1000 sanatçının yanı sıra birden fazla bağımsız grup ve inisiyatif sergilerinde yüzlerde genç sanatçı fuarda işlerini izleyiciye sunuyor. Bu sene üç farklı salonda açılacak olan Artist- 2011 yaklaşık 15.000 metrekarelik bir alanda kuruluyor.



Türkiye’den Bağımsız Gruplar ve Sanat İnisiyatifleri

İstanbul Sanat Fuarı’nın vazgeçilmezi haline gelen bağımsız gruplar ve sanat inisiyatifleri bu sene de önemli sergiler ve güncel sanatın farklı disiplinlerinden işlerle ARTİST 2011’un alternatif rengi olmaya devam ediyor. Toplam 32 Bağımsız Sanat Grubu ARTİST 2011’de yer alıyor. 21. Uluslararası İstanbul Sanat Fuarı’nda yer alacak bağımsız gruplar şöyle: "Ofis", Alter


http://www.istanbul.net.tr/istanbul_fuar_detay.asp?id=1198&t=Artist%202011

10 Kasım 2011 Perşembe

Belen Kahvesi ve Ormancı Türküsü




Marmaris'e giderken 2 ayrı yerde 'Belen kahvesi'yazısını hemde turistik levha ile gösterilmiş olarak görünce kızım merakla neresi ve ne özelliği olduğunu sordu,bende daha önceden bilmediğimi cep tel.internete girip bakmasını söyledim ve bu ilginç hikayeyi okudu bende sizlerlede paylaşmak istedim..




Çıktım Belen Kahvesine, Baktım Ovaya ...
... Müzeyyen Senar'ın eşsiz yorumu ile "Ormancı Türkü" 'sünü bilmeyenimiz yok gibidir.
Türkü; Temmuz 1946'da Muğla'nın Gevenes köyündeki Belen Kahvesinde vuku bulan gerçek bir olay üzerine Değirmenci Tahir Usta tarafından bestelenen ve zamanla ünü Türkiye geneline yayılan bir halk türküsüdür.

Türkü'nün hikayesi aşağıdaki gibidir...

"Gevenes köyünde 1922 yılında dünyaya gelen Mustafa Şahbudak, ağa çocuğudur.


Mustafa'nın en yakın arkadaşı köy muhtarı Tevfik Cezayir'dir.
Her akşam köy kahvesinde dama oynayan iki arkadaşın iddialı ve dostane
karşılaşmaları kahvehanedekiler tarafından da ilgi ile izlenir. 1946 yılının
bir Temmuz gününde, Mustafa Şahbudak ve Muhtar Tevfik Cezayir, yine dama tahtasının başına otururlar. Oyunun yarısında 'Sarı Memet' lakaplı Orman Memuru Mehmet İn çıkagelir. Mehmet, sarhoştur. Bir gün önce, komşu Çiftlik köyünde yangın çıkmıştır. Ormancı, yangın evrakının bir an önce ilçeye götürülmesi için bekçiyi muhtardan ister. Ancak bu arada 1946 seçimlerinin evrakı da Yatağan'a gönderilecektir. Her türlü evrak Yatağan'a köy bekçisi tarafından götürülmektedir. Muhtar Cezayirli, 'Olmaz, daha acil olan seçim sonuçlarının ulaştırılması gerekiyor. Bekçiyi gönderemem' cevabını verir. Bunun üzerine ormancı ile muhtar arasında tartışma başlar. Muhtar Tevfik Cezayirli, 'Ayıp ediyorsun Mehmet, bize müsaade et' der ve oyuna devam eder.
Ormancı dama masasına bir yumruk atar. Mustafa Şahbudak, bu davranışa tahammül edemez ve ormancıyı tokatlar. Olayın büyüyeceğini anlayan köylüler, ormancıyı sakinleşmesi için kahvenin arka tarafına götürürler.


Ormancı bağırarak küfürler savurmaktadır. Küfürler Mustafa Şahbudak'ın
tahammül sınırını daha da zorlar. Şahbudak, yerinden kalkar, ormancının
üzerine yürür. Ormancı Mehmet, kamasını çıkarıp Mustafa Şahbudak'ı kolundan yaralar. O zaman, Mustafa Şahbudak ormancıyı korkutmak için, belindeki tabancayı çıkarır, yere doğru ateş eder. Muhtar, ormancının ikinci kez kama vurmaması için elini tutar. Fakat, Mustafa tetiği çoktan çekmiştir ve kurşun muhtar Tevfik Cezayir'e isabet eder. Ormancı Mehmet İn, bunun üzerine kaçmaya başlar. Mustafa Şahbudak kaçmasın diye, bir el daha ateş eder. Bu ateş de öldürmek için değil, kaçmasına engel olmak içindir. İkinci atışta Mehmet İn, yere düşer. Arka cebinde tütün tabakası olduğu için, ona bir şey olmaz. Ama Tevfik kanlar içindedir.



O günlerin imkansızlıkları içerisinde Tevfik'i, tahta bir sal üzerinde
köyden 23 kilometre uzaklıktaki Muğla Devlet Hastanesi'ne götürürler.
Tevfik, çok kan kaybetmektedir. Mustafa, Doktor Veli Bey'e, "Babamın selamı var, bu adamı iyileştir" diye yalvarır. Doktor Veli Bey, "O ölecek, önce senin kolunu saralım" diye yanıt verir. O sırada Tevfik eliyle işaret edip Mustafa'yı yanına çağırarak, "Ben ölüyorum, hakkını helal et" dedikten sonra can verir.



Mustafa, en yakın arkadaşını öldürdüğü için teslim olur, 4 yıl ceza alır.
Cezaevindeyken her gece Tevfik rüyasına girer. Ancak ormancıya kini gittikçe artar.



Bu acı olaydan sonra köyde kalamayacağını anlayan Mehmet İn ise, tayinini ister, Kavaklıdere Orman Müdürlüğü'ne atanır. Aslen Marmarislidir.


Emekliliğinden sonra oraya yerleşir. Doksanlı yılların başında da ölür.

Mustafa Şahbudak da, cezaevinden çıktıktan sonra, anılarla dolu o köyde
yaşayamayacağını anlayıp, Muğla'ya yerleşir. Çok sevdiği, günlerini birlikte geçirdiği arkadaşı Muhtar Tevfik Cezayir'i öldürdüğünde, arkada 25 yaşında bir eş ve 3 çocuk bırakır. Muhtar'ın eşi Pembe, bu acıya dayanamayıp birkaç yıl sonra akli dengesini yitirir. Oğlunun biri İzmir'e yerleşir. Diğer oğlu ile kızı, köyde evlenirler ve hayatlarını orada sürdürmeye devam ederler.
Bu arada Mustafa'nın anne tarafından akrabası olan Değirmenci Pisili Tahir Usta Gevenes Köyü'nde yaşanan bu acı olayın türküsünü bestelemiştir. Bu türkü bugün düğünlerde okunan, herkesin diline düşen Ormancı türküsüdür.

Hayatının kalan yıllarını bu olayı unutmaya çalışarak geçiren Mustafa
Şahbudak da 28 Mart 2005 günü İzmir Ege Üniversitesi Hastanesi'nde 83
yaşında ölür."
 hikaye böyle...
not:hikaye ve fotoğraflar http://www.gezenbilir.com/index.php?topic=17527.0 alınmıştır

5 Kasım 2011 Cumartesi

31 Ekim 2011 Pazartesi

Gencay Kasapcı resim sergisi- Abdullah Kasapcı Takı Sergisi 22 Ekim - 18 Kasım 2011 Bakraç Sanat galerisinde










ABDULLAH KASAPÇI



Mersin doğumlu sanatçı Tarsus Amerikan Kolejinden sonra İstanbul İktisat Fakültesine devam etti. A.B.D. Büyükelçiliği ve konsolosluklarında ekonomik, politik ve çalışma danışmanlığı yaptı.Sanat yaşamını Ankara ve İstanbul’dan sonra Mersin’de sürdürmektedir.Yapıtları yurtiçi,yurtdışı ve Kültür Bakanlığı koleksiyonlarında yer almaktadır.

Ayrıca 2008 yılında, Mersin Valiliği ve Mersin Üniversitesi tarafından organize edilen “Mersin Sempozyonu” sırasında sanatçıya Mersin Valisi Hüseyin Aktaş tarafından bir teşekkür belgesi verilmiştir.
‘’Mersin’in ekonomik, sosyal ve kültürel değerlerinin bugüne taşınması,yaşatılması ve geleceğe aktarılması konusunda gösterdiğiniz çaba ve kent kültürünün zenginleştirilebilmesine sağladığınız katkılar nedeniyle Mersinliler adına teşekkür eder; sağlık ve mutluluklar dilerim.
Mersin Valisi
HÜSEYİN AKSOY’’
KİŞİSEL SERGİLER


1990 Sanat Yapım Galerisi (ilk sergisi)/ ANKARA
1991 Galeri Selvin/ ANKARA
1991 Mersin Belediyesi Sanat Evi /MERSİN
1992 Galeri Zon/ ANKARA
1992 Kashimato Kültür Festivali/ Japonya
1993 Galeri Zon / ANKARA
1993 Leonardo Sanat Galerisi/ İZMİR
1994 Türkiye Yardımsevenler Derneği/ ANKARA
1994 Türkiye Yardımsevenler Derneği/ TEKİRDAĞ
1995 Leonardo Sanat Galerisi/ İZMİ
1996 Dam Sanat Galerisi/ ANKARA
1998 Gizmo S & C Butik / MERSİN
2000 Galeri Ayda/ ANKARA
2001 Hobi Sanat Galerisi/ İSTANBUL
2003 Altamira Sanat Galerisi/MERSİN
2006 Kültür Merkezi (Soroptimist Derneği Sponsorluğunda) /MERSİN
2007 Arnavutköy Art Gallery/İSTANBUL


bu güzel takıların ve resimlerin devamını görmek isterseniz http://www.bakrac.com/index.aspbakabilir,galeriye gidebilirsiniz


Gencay Kasapçı'nın sergilediği eserlerden bazıları





GENCAY KASAPÇI



1933 Ankara`da doğdu.

1954 İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Yüksek Resim Bölümü`nü bitirdi.

1959 İtalyan hükümetinden kazandığı burs ile Floransa`ya gitti ve akademide Prof. Collaccki ile fresk ve mozaik çalıştı.

1960–1967 yılları arasında Roma`ya yerleşti ve atölyesini kurdu. Yurt dışında birçok sergi açtı.

1963 Ankara`da Ziraat Bankası için 11 metrekare mozaik duvar resmi yaptı.

1967 Yurda döndü. Yurda döndükten sonra Ankara’da Orta Doğu Teknik Üniversitesine (ODTÜ), İş Bankası Genel Müdürlük binasına ayrıca İstanbul’da Divan Otel ve Etap Otellerine duvar resimleri yaptı.

1976–1983 yılları arasında Ankara Vakko Sanat Galerisi sanat danışmanlığı ve yöneticiliği yaptı.

1983`te Ankara’da Mine Özman ile Mİ-GE Sanat Galerisini kurdu.

1994`te Mersin İli’ne "Özgürlük Anıtı" nı yaptı.

1995`te "Portakal Ağacı" anıtını yaptı.

1994-2000 İstanbul`da Replika Sanat Galerisi`nin sanat danışmanlığını yaptı.



UNICEF`e, TEMA (Türkiye Erozyonla mücadele, ağaçlandırma ve doğal varlıkları koruma vakfı), TAP (Türkiye Aile Sağlığı ve Planlaması Vakfı) tarafından resimleri kart olarak bastırılmıştır.



Yapıtları, dünyanın çeşitli ülkelerinde ve yurdumuzdaki özel koleksiyonlardadır. Serbest sanatçı olarak halen Mersin`de yaşamakta ve çalışmalarına kendi atölyesinde devam etmektedir.

ÖDÜLLER
2011

Dünya Kadınlar Günü, Mersin Soroptimist Klübü, Yılın Başarılı Kadın Ödülü
2009

Mersin Rotary Kulüp Meslek Hizmet Ödülü
2007

Mersin Kızkalesi Rotary Kulüp Meslek Hizmet Ödülü
2003

Kültür Bakan. 64. Resim ve Heykel Yrş. Başarı Öd.
1983

Vakko Resim Yarışması Mansiyon

1980

Ev Dekorasyon Resim Yarışması Başarı Ödülü
1974

DYO Resim Yarışması Ödülü

1961

Milletlerarası Gubbio Resim Yarışması 1.lik İtalya