sanat duyurusu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sanat duyurusu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Ekim 2011 Pazartesi

Gencay Kasapcı resim sergisi- Abdullah Kasapcı Takı Sergisi 22 Ekim - 18 Kasım 2011 Bakraç Sanat galerisinde










ABDULLAH KASAPÇI



Mersin doğumlu sanatçı Tarsus Amerikan Kolejinden sonra İstanbul İktisat Fakültesine devam etti. A.B.D. Büyükelçiliği ve konsolosluklarında ekonomik, politik ve çalışma danışmanlığı yaptı.Sanat yaşamını Ankara ve İstanbul’dan sonra Mersin’de sürdürmektedir.Yapıtları yurtiçi,yurtdışı ve Kültür Bakanlığı koleksiyonlarında yer almaktadır.

Ayrıca 2008 yılında, Mersin Valiliği ve Mersin Üniversitesi tarafından organize edilen “Mersin Sempozyonu” sırasında sanatçıya Mersin Valisi Hüseyin Aktaş tarafından bir teşekkür belgesi verilmiştir.
‘’Mersin’in ekonomik, sosyal ve kültürel değerlerinin bugüne taşınması,yaşatılması ve geleceğe aktarılması konusunda gösterdiğiniz çaba ve kent kültürünün zenginleştirilebilmesine sağladığınız katkılar nedeniyle Mersinliler adına teşekkür eder; sağlık ve mutluluklar dilerim.
Mersin Valisi
HÜSEYİN AKSOY’’
KİŞİSEL SERGİLER


1990 Sanat Yapım Galerisi (ilk sergisi)/ ANKARA
1991 Galeri Selvin/ ANKARA
1991 Mersin Belediyesi Sanat Evi /MERSİN
1992 Galeri Zon/ ANKARA
1992 Kashimato Kültür Festivali/ Japonya
1993 Galeri Zon / ANKARA
1993 Leonardo Sanat Galerisi/ İZMİR
1994 Türkiye Yardımsevenler Derneği/ ANKARA
1994 Türkiye Yardımsevenler Derneği/ TEKİRDAĞ
1995 Leonardo Sanat Galerisi/ İZMİ
1996 Dam Sanat Galerisi/ ANKARA
1998 Gizmo S & C Butik / MERSİN
2000 Galeri Ayda/ ANKARA
2001 Hobi Sanat Galerisi/ İSTANBUL
2003 Altamira Sanat Galerisi/MERSİN
2006 Kültür Merkezi (Soroptimist Derneği Sponsorluğunda) /MERSİN
2007 Arnavutköy Art Gallery/İSTANBUL


bu güzel takıların ve resimlerin devamını görmek isterseniz http://www.bakrac.com/index.aspbakabilir,galeriye gidebilirsiniz


Gencay Kasapçı'nın sergilediği eserlerden bazıları





GENCAY KASAPÇI



1933 Ankara`da doğdu.

1954 İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Yüksek Resim Bölümü`nü bitirdi.

1959 İtalyan hükümetinden kazandığı burs ile Floransa`ya gitti ve akademide Prof. Collaccki ile fresk ve mozaik çalıştı.

1960–1967 yılları arasında Roma`ya yerleşti ve atölyesini kurdu. Yurt dışında birçok sergi açtı.

1963 Ankara`da Ziraat Bankası için 11 metrekare mozaik duvar resmi yaptı.

1967 Yurda döndü. Yurda döndükten sonra Ankara’da Orta Doğu Teknik Üniversitesine (ODTÜ), İş Bankası Genel Müdürlük binasına ayrıca İstanbul’da Divan Otel ve Etap Otellerine duvar resimleri yaptı.

1976–1983 yılları arasında Ankara Vakko Sanat Galerisi sanat danışmanlığı ve yöneticiliği yaptı.

1983`te Ankara’da Mine Özman ile Mİ-GE Sanat Galerisini kurdu.

1994`te Mersin İli’ne "Özgürlük Anıtı" nı yaptı.

1995`te "Portakal Ağacı" anıtını yaptı.

1994-2000 İstanbul`da Replika Sanat Galerisi`nin sanat danışmanlığını yaptı.



UNICEF`e, TEMA (Türkiye Erozyonla mücadele, ağaçlandırma ve doğal varlıkları koruma vakfı), TAP (Türkiye Aile Sağlığı ve Planlaması Vakfı) tarafından resimleri kart olarak bastırılmıştır.



Yapıtları, dünyanın çeşitli ülkelerinde ve yurdumuzdaki özel koleksiyonlardadır. Serbest sanatçı olarak halen Mersin`de yaşamakta ve çalışmalarına kendi atölyesinde devam etmektedir.

ÖDÜLLER
2011

Dünya Kadınlar Günü, Mersin Soroptimist Klübü, Yılın Başarılı Kadın Ödülü
2009

Mersin Rotary Kulüp Meslek Hizmet Ödülü
2007

Mersin Kızkalesi Rotary Kulüp Meslek Hizmet Ödülü
2003

Kültür Bakan. 64. Resim ve Heykel Yrş. Başarı Öd.
1983

Vakko Resim Yarışması Mansiyon

1980

Ev Dekorasyon Resim Yarışması Başarı Ödülü
1974

DYO Resim Yarışması Ödülü

1961

Milletlerarası Gubbio Resim Yarışması 1.lik İtalya

4 Ekim 2011 Salı

Abit Güner Resim Sergisi 1 Ekim - 21 Ekim 2011-Bakraç sanat galerisi










Bakraç sanat galerisinden mailime gelen bu güzel sergi haberini sizlerlede paylaşmak istedim...

ABİT GÜNER
1947 yılında Trabzon'da doğdu. Öğrenimini Trabzon'da tamamladı. 1972-1998 yılları arasında Almanya'da yaşadı. Almanya'da bu süre içinde Resim Sanatı ile ilgili araştırma ve incelemelerde bulundu. Bazen heryerde, bazen herkesten gizli. Yaptığı çalışmaların niteliği sadece beste değil adeta objeleriyle düet yapmakta. Sanatı tüm bedenini sarmalamakta, onunla bütünleşme çabasında. Görebildiğinin hep bir fazlasını daha görmek istediği için hayatının tümünü çalışmaya ve araştırmalara dayadı. Gereken zaman, gereken yer.., Sanatçıda hepsi mevcut. Resim bağlamında tüm hayatları yaşamış, herkes olabilmiş. Kendi iç dünyası adeta herkesin iç dünyası oluvermiş. Almanya'da Hanau'da Albertis Hofbuchhandlung, Offenbach Galerie Koller, Frankfurt Galerie Auletion Arnold olmak üzere birçok galeride kişisel sergiler açtı ve grup sergilerine katıldı. Yurtiçi ve yurtdışında pek çok özel koleksiyonlarda, çeşitli kurumlarda ve müzelerde eserleri mevcuttur. Birtürlü kopamadığı memleketi Trabzon'a kesin dönüş yaptı ve çalışmalarına halen kendi atölyesinde devam etmektedir. Evli olup 2 çocuk babasıdır.

KİŞİSEL SERGİLER
1990 Trabzon Devlet Güzel Sanatlar Galerisi
1991 İstanbul Üsküdar Belediyesi Altunizade Kültür Merkezi
1992 Trabzon İş Bankası Sanat Galerisi
1993 Trabzon Akbank Sanat Galerisi
1994 Ordu Güzel Sanatlar Galerisi
1995 İstanbul Ramko Sanat Galerisi
1996 Ankara Artium Sanat Galerisi
1997 İstanbul Garanti Bankası Sanat Galerisi
1997 Ankara Ziraat Bankası Sanat Galerisi
1998 Trabzon İş Bankası Sanat Galerisi
1999 İstanbul Galeri G
1999 İstanbul Tolga Eti Sanat Evi
2000 İzmir Leonardo Sanat Galerisi
2000 Ankara Galeri Selvin
2000 Ankara N&S Sanat Galerisi
2001 Ankara Bilkent Sanat Galerisi
2002 İstanbul Kanat Beyazıt Sanat Galerisi
2002 İstanbul (TÜYAP) Sanat Fuarı Kanat Beyazıt Sanat Galerisi
2003 Trabzon Müzesi
2004 İstanbul Kanat Beyazıt Sanat Galerisi
2004 Lütfü Kırdar Art İstanbul Sanat Fuarı (Ayda Sanat Galerisi)
2004 Ankara Sevgi Sanat Galerisi
2005 İstanbul Kanat Beyazıt Sanat Galerisi
2005 Trabzon Abit Güner ve Öğrencileri Sergisi
2006 İstanbul Kanat Beyazıt Sanat Galerisi
2006 Ankara Sevgi Sanat Galerisi
2006 Trabzon Abit Güner ve Öğrencileri Sergisi
2007 İstanbul Abit Güner ve Öğrencileri Sergisi
2008 Ankara Sevgi Sanat Galerisi
2008 İstanbul Cef Sanat Galerisi
2009 İstanbul Bakraç Sanat Galerisi
2010 Ankara Sevgi Sanat Galerisi
2011 İstanbul Doruk Sanat Galerisi



Bakraç Sanat Galerisi © 2005
Sinan Ercan Sokak No:38 Öztor Sitesi B Blok Kozyatağı - İstanbul
216 - 362 1

Bakraç sanat galerisi

Pazartesi - Cumartesi 11:00-18:00 
arası açıktır.

Sinan Ercan Sokak No:38 Öztor Sitesi B Blok
Kozyatağı / İSTANBUL

Tel.: 0216 362 18 26
Fax: 0216 410 91 97

26 Eylül 2011 Pazartesi

İstanbul Devlet Tiyatrosu perdelerini açıyor!

İstanbul Devlet Tiyatrosu (İDT) 2011-2012 Tiyatro sezonunu 1 Ekim’de açıyor.

İDT yeni sezonda 8 sahnede, onlarca seçkin oyunu tiyatro severlerle buluşturmaya devam edecek. Ekim ayı içinde, dördü Türkiye prömiyeri olmak üzere dünya gündemini belirleyen pek çok konunun yer aldığı 6 yeni oyun seyirci karşısına çıkacak..
İktidarın keyfiliği olgusuna son derece keyifli bir eleştiri getiren AT, 2. Dünya Savaşı sonrası çağdaş sanat felsefesinin tüm tartışmalarını içinde barındıran ve soyut ekspresyonist ressam Rothko’nun atölyesinde geçen KIRMIZI, suların tükenmesiyle tuvaletlerin özelleştirilmesine karşı çıkan bir isyanı son derece eğlenceli bir dille anlatan ünlü Broadway müzikali SİDİKLİ KASABASI MÜZİKALİ, pek çokları tarafından aklı ve düşünceleriyle değil ancak Filozof Heidegger ile ilişkisi bağlamında yargılanan çağımızın en önemli kadın düşünürlerinden Hanna Arendt’in yaşamına göz atan AŞKIN SIRADANLIĞI, Ortadoğu’nun kanlı iç savaşlarında bir kadının hayatını temel alan ve bu yılki İstanbul Film Festivali’nde de filmi gösterilen ve en iyi yabancı film Oscar’ına aday gösterilen YANIK, evsizler arasında var olmaya çalışan bir kadının sevdiği adamın cesedinin peşine düştüğü ANITA’NIN AŞKI YA DA ANTIGONE NEW YORK’TA adlı oyunlar Ekim ayı prömiyerleridir.
2011-2012 Sezonu Ekim Ayı Oyunları:
AT

Caligula çok sevdiği atını Roma senatosuna konsül olarak atar. Halk Caligula’nın kararını sorgulamaya cesaret edemediği gibi, bir de at modası ortalığı kasıp kavurur. Bu oyun, Caligula’nın halkın iyiliğini hiçe sayarak sadece kendi erkine güvenerek keyfi olarak atadığı at konsül üzerinden, meclisinde katilinden, hırsızına, suçlusundan arsızına dek milletvekilleri, senatörler ve konsüller bulunduran bütün zamanların iktidarları için yazılmış müthiş bir komedi.

Yazan: Gyula Hay

Çeviren: Özdemir Nutku

Rejisör: Hakan Boyav

Reji Yardımcısı: Halil Doğan

Dekor: Sertel Çetiner

Kostüm: Nalan Alaylı

Işık: Serhat Akın

Hareket Düzeni: İhsan Bengier

Oyuncular:

Tolga Evren, Metin Beyen, Süleyman Atanısev, Özlem Güveli Türker, Zeliha Güney, Müge Arıcılar, Kaya Akarsu, İmer Özgün, Aydın Şentürk, Güneş Hayat, Sevinç Niş, Halil Doğan, Ceyhun Turgut, Nuray Çokol, İpek Şen, Eylül Ezgi Yılmaz, Tuncay Koçal, Zekeriya Karakaş, Ali Murat Altınmeşe, Berkan Bulut, Dilek Demir, Özcan Akgöz, Berkay Tulumbacı, Salih Şimşek

1-16 Ekim tarihleri arasında Üsküdar Tekel Sahnesinde, 28-30 Ekim tarihlerinde Beykoz Ahmet Mithat Efendi Kültür Merkezi’nde
KIRMIZI ( Türkiye Prömiyeri )
2. Dünya Savaşı sonrası Avrupa’nın sanattaki öncü rolünü ABD’ye kaptırmasıyla birlikte, Amerika’da ürün veren sanatçılar ve yaptıkları eserler 20. Yüzyılın 2. yarısına tam anlamıyla damga vurmuştur. Bu öyle bir dönemdir ki, Picasso bile demode sayılmakta, soyut dışavurumculuk ve diğer öncü akımlarla sanat tarihi ve felsefesi baştan aşağı sorgulanmaktadır. İşte bu dönemin en önemli sanatçılarından Rothko’nun atölyesinde asistanıyla geçen inişli çıkışlı iki yılının konu olarak seçildiği bu oyun, aynı zamanda 20. yüzyılda sanatın rolü üzerine düşünen herkesi avucunun içine alacaktır.

Yazan: John Logan

Çeviren: Eray Eserol

Rejisör: İskender Altın

Reji Asistanları: Ezgi Yentürk, Doğan Turan

Dekor ve Kostüm: Şirin Dağtekin Yenen

Işık: Enver Başar



Oyuncular:

Nihat İleri, Turan Günay

4-23 Ekim tarihleri arasında Beyoğlu Küçük Sahne’de


SİDİKLİ KASABASI MÜZİKAL
Pek çok ödül sahibi ünlü Broadway müzikali Devlet Tiyatroları sahnelerinde! Dünyanın ısınıp suların azalmasıyla birlikte, tuvalete girmenin sınırlayarak özel bir şirketin denetimine verildiği bir yerde geçer olayımız. Tuvalet parasını ödeyemeyenlerin gizemli Sidikli Kasabası’na gönderildiği, bir gidenin bir daha geri gelmediği, kimsenin birbirinin gözünün yaşına bakmadığı, tüm genel tuvaletlerin özelleştirildiği bu yere düşen bir aşk ateşi aynı zamanda süre giden sisteme karşı çıkışın da kıvılcımı olur.

Yazan: Greg Kotis

Çeviren: Barış Arman

Şarkı Sözleri Adaptasyon: Nebi Birgi

Sanat Yönetmeni: Şakir Gürzumar

Sanat Yönetmeni Yardımcısı: Galip Erdal

Rejisör: Oğuz Utku Güneş

Reji Asistanları: Sevil Tufan, Aslı Zırhlı

Dekor: Şirin Dağtekin Yenen

Kostüm: Mihriban Oran

Işık: Önder Arık

Müzik: Mark Hollmann

Dans Düzeni: Nebi Birgi

Oyuncular:

Doruk Şengün, Berfu Aydoğan, Barış Arman, Nebi Birgi, Ceren Gündoğdu, Semlin Artemiz, Efe Ünal, Taner Tunçay, Adnan Yiğit, Aslı Zırhlı, Didem Atasoy, Sevil Tufan, Derman Çinkılıç, Güniz Bilge, Ayşe Günyüz, Alper Aksoy, Beste Özgümüş, Nazlı Uğurtaş, Köksal Ünal, Hilmi Duruoğlu

13-14-15-16-20-21-27-28-29-30 Ekim tarihlerinde Küçükçekmece Cennet Kültür Merkezi’nde

AŞKIN SIRADANLIĞI ( Türkiye Prömiyeri )
Nazi Almanyası öncesi başlayan ve bir üniversitede öğrenci olan Yahudi asıllı Hanna Arendt ile felsefe profesörü Martin Heidegger arasında geçen gerçek aşkın öyküsü. Ancak bu ilişki tüm özgün fikirleri ve yaratımlarına rağmen Hanna Arendt’in hocası ve aşığı Heidegger’in gölgesinde değerlendirilmesine neden olur ve tüm hayatını etkisi altına alan bir lanete dönüşür.

Yazan: Savyon Liebrecht

Çeviren: Tarık Günersel

Rejisör: Özgür Yalım

Reji Asistanı:Saydam Yeniay, Gamze Yalım

Dekor: Behlüldane Tor

Kostüm: Nalan Alaylı

Işık: Yüksel Aymaz

Dramaturg: Derya Cumhur

Oyuncular:

Nurinisa Yıldırım, Saydam Yeniay, Deniz Elmas, Efe Tuncer

11-22 Ekim tarihleri arasında Şişli Cevahir 2 Sahnesi’nde.
YANIK ( Türkiye Prömiyeri )
Erkek egemen değerlerin hakim olduğu, savaşların yaşam biçimine dönüştüğü, işgal edilmiş topraklardan koparılmış mültecilerin kamplarda yaşamak zorunda kaldığı bir coğrafyada, çocuğundan koparılmış bir kadının diğer iki çocuğunun babaları ve ağabeylerini bulmaları için planladığı yolculuğu konu almaktadır. Böylece çocuklar geçmişlerindeki korkunç sırrı keşfederlerken, annelerinin ve genel olarak Ortadoğu coğrafyasının kan, acı, yoksulluk, cehalet ve öfkeyle yoğrulmuş hayatlarıyla yüzleşirler.

Yazan: Wajdi Mouawad

Çeviren: Cem Emüler

Rejisör: Cem Emüler

Reji Asistanı: Tansel Öngel

Dekor ve Kostüm: A. Cem Köroğlu

Işık: Akın Yılmaz

Müzik: Koray Kahraman

Dramaturg: Egemen Arslan

Oyuncular:

Emel Göksu Keleş, Fatma Öney, Murat Karasu, Iraz Yöntem, Tansel Öngel, Gökçe Erinç, Veda Yurtsever İpek, Engin Şahin, Atilla Can Çelebi, Fatih Sarı

20-30 Ekim tarihleri arasında Şişli Cevahir 1 Sahnesi’nde.
ANITA’NIN AŞKI YA DA ANTIGONE NEW YORK’TA (Türkiye Prömiyeri )
New York’un Parklarından birinde dünyanın bir çok yerinden Amerika’ya göç etmiş insanların bazıları hayatlarını sürdürmeye çalışırlar. Evsizlerin, sokaklarda yaşamanın kuralları, normal evi olan insanlarınkinden çok farklıdır, ama sokaktakiler arasında da aynı önyargılar paylaşılmaya devam eder. Bu ortamda dostluk, aşk, sadakat ve arkadaşlık başka tanımlara girer ve sınanır. İşte kaybolan bir cesedin peşinden bir maceraya atılan evsizlerin öyküsü, hem toplumsal düzeni, hem de “normal ve doğru” olanı tekrar sorguladığımız bir kara komediye dönüşür.

Yazan: Janusz Glowacki

Çeviren: Tuğrul Çetiner

Rejisör: Faik Ertener

Reji Asistanı: Özden Çiftçi

Dekor: Suar Şeylan

Kostüm: Medine Yavuz

Işık: Ayhan Güldağları

Oyuncular:

Özden Çiftçi, Mehmet Ali Kaptanlar, M. Şamil Kafkas, Ali Düşenkalkar

26-30 Ekim tarihleri arasında Üsküdar Stüdyo Sahnesinde
GEÇTİĞİMİZ SEZONDAN DEVAM EDEN OYUNLAR:
PROFESYONEL

sezonun kapalı gişe giden ve pek çok ödül toplayan oyunu, bu yıl da devam ediyor. Dünyaca ünlü Sırp yazar Duşan Kovaçevic, Yugoslavya'daki büyük dönüşümden önceki ve sonraki toplumsal-politik yaşamı, bir entellektüelin yaşam öyküsü içinde, kara-komedi türünde ve ironik bir üslupla anlatıyor. 40 yaşlarında bir edebiyat adamı, bir sekreter ve bir gizli polisin sürprizlerle dolu soluk soluğa izlenecek hikayesi.

Yazan: Dusan Kovaçeviç

Çeviren: Başar Sabuncu-Bilge Emin

Yöneten: Işıl Kasapoğlu

Dekor Tasarımı: Nurettin Özkönü

Kostüm Tasarımı: Gülümser Erigür

Işık Tasarımı: Önder Arık

Müzik:Cenap Oğuz
Oyuncular:

Bülent Emin Yarar, Yetkin Dikinciler, Gülen Çehreli, Cenap Oğuz

25-29 Ekim tarihleri arasında Şişli Cevahir 2 Sahnesi’nde.
İMPARATORLUK KURANLAR
Baba , karısı, kızı ve hizmetçisiyle yaşayan bir burjuva ailesinin yaşamının sürekli bir yükselme çabası içinde anlamsızlaşan boşluğu... Burjuva toplumunun içi boşalan değer yargıları, bireyin yalnızlığı ve kent insanının paranoyası üzerine grotesk bir Boris Vian oyunu.

Yazan: Boris Vian

Çeviren: Ayberk Erkay

Yöneten: Hakan Çimenser

Dekor Tasarımı: Işın Mumcu

Kostüm Tasarımı: Mihriban Oran

Işık Tasarımı: Akın Yılmaz

Dans Düzeni:Handan Ergiydiren
Oyuncular: Celal Kadri Kınoğlu, Mine Tüfekçioğlu, Sevinç Erol, Orhan Kurtuldu, Oya Okar, Uygar Özçelik, Serkan Abeş, Barış Akbaş

18-23 Ekim tarihleri arasında Üsküdar Tekel Sahnesinde
KENDİ KENDİNE KONUŞMAKTIR AŞ
Cezmi Ersöz’den türünü son derece iyi yansıtan bir oyun: Sevgililer gününde kız arkadaşını bekleyen bir adam, gelmeyen sevgili ve gelmiş geçmiş tüm kadınlarla hesaplaşmaya varan bir süreç… Pişmanlık duymak, gerçekten değişmekten kolay mıdır?

Yazan: Cezmi Ersöz

Yöneten: Serap Eyüboğlu

Dekor-Kostüm Tasarımı: Serpil Tezcan

Işık Tasarımı: Ayhan Güldağları

Müzik: Vedat Sakman

Oyuncular:

Kürşat Alnıaçık, İsmail Kavrakoğlu
25-30 Ekim tarihleri arasında Beyoğlu Küçük Sahne’de
BEDENSİZ KADIN(Türkiye Prömiyeri)
Ülkemizde yeni yeni tanınmaya başlayan Hırvat tiyatrosu yazarlarından Mate Matisic’in Bosna savaşının ardından kaleme aldığı ilginç bir oyun. Orta yaşlı bir fahişe, emekli bir asker ile temizlenmek istenen vicdan azapları ve korkunç savaş suçlarıyla lekelenmiş bir beden. Komedi ve dramın iç içe geçtiği oyun, Hırvat tarafından olaya bakmasına rağmen, savaşta hiçbir tarafın yeterince temiz olmadığını da gözler önüne sermektedir.

Yazar: Mate Matisic

Çeviren:Füsun Günersel

Yöneten: Kazım Akşar

Reji Asistanı:Gökçen Tongut

Dekor Tasarımı: Şirin Dağtekin Yenen

Kostüm Tasarımı: Şirin Dağtekin Yenen

Işık Tasarımı: Enver Başar

Müzik:Nurettin Özşuca

Oyuncular:

Reha Özcan, Ahenk Demir, Gilman Peremeci, Uğur Hakan Güneri, Gökalp Kulan

21-22 Ekim tarihlerinde Beykoz Ahmet Mithat Efendi Kültür Merkezi’nde
SUÇLU AVCISI SAM SMITH (Çocuk ve Gençlik Oyunu ) (8-16 Yaş )
Dünya Prömiyeri
Küçük Kat kabakulağa yakalanmış ve hastalığı henüz atlatmış dinlenmektedir.. Eline geçen bir kitap ilgisini çeker ve okumaya başlar.. Birden kitaptaki kahramanlar canlanır ve oyunun içine girerler.. Kitabın başkahramanı Sam Smith adında suçlularla mücadele eden bir araştırmacı gazetecidir. Sam ve Kat’in karşılaşmalarıyla oyun heyecanlı ve sürükleyici bir maceraya dönüşür..

Yazan :Pat Hutchins

Çeviren :Hale Kuntay

Rejisör :Elif Erdal

Dekor Tasarımı :Şirin Dağtekin

Giysi Tasarımı :Şirin Dağtekin

Işık Tasarımı :Ayhan Güldağları

Müzik :Çelik Kasapoğlu

Yönetmen Yard :Burak Karaman
Oyuncular:

Tuğba Çom, Alayça Öztürk, Hakan Dülger, Tuğba Yüksel San, Oğuz Turgutgenç, Hakan Bulut, Fırat Demir, Derya Şener, Rabia İlknur Şaşmazer, Nebi Birgi, Güneş Çağlar, Ali Okumuş, Cengiz Eşiyok, Ayşegül Bahtiyaroğlu
23 ve 30 Ekim tarihlerinde Şişli Cevahir 2 Sahnesi’nde

http://sanat.milliyet.com.tr/Sanat/HaberDetay.aspx?

5 Ağustos 2011 Cuma

'Son Kodachrome Filmi' 3 ağustos-4 eylül 2011 İstanbul Modern Sanat Müzesinde..


 son Kodachrome Filmi'3 Ağustos 2011National Geographic dergisinin usta fotoğrafçılarından Steve McCurry'nin, üretilen son Kodachrome filmiyle çektiği fotoğraflar, İstanbul Modern'de izlenime sunuldu.Zaman gazetesi sponsorluğundaki “Son Kodachrome Filmi” başlıklı sergi, dünyada ilk kez İstanbul'da açıldı. Serginin açılışına, Bülent Eczacıbaşı, fotoğraf sanatçısı Ara Güler ve Ekrem Dumanlı ile çok sayıda davetli katıldı.


McCurry'nin Kodachrome filmine vedasında, Ara Güler ve Elliott Erwitt gibi fotoğraf ustalarının yanı sıra ünlü aktör Robert de Niro, Hint sinemasının ünlü oyuncu ve yönetmenlerinden Amitabh Bachchan, ünlü yönetmen Shekhar Kapur, Hintli aktör, yönetmen, yapımcı Aamir Khan, Hintli yazar ve aktrist Shenaz ile Rajastan'daki Rabari kabilesinden etkileyici portreler yer aldı.


Sergide, McCurry'nin projesinde kullandığı Nikon F6 fotoğraf makinesiyle son Kodachrome filmi de izlenime sunuldu. Ayrıca McCurry, sergi tanıtım kataloğunu sanatseverler için imzaladı.


İstanbul Modern Sanat Müzesi Yönetim Kurulu Başkanı Oya Eczacıbaşı, McCurry'e ve projeye destek olan Zaman Gazetesi Genel Yayın Müdürü Dumanlı'ya plaket verdi.


Sergi, 4 Eylül'e kadar açık kalacak.

KODACHROME



1935'te üretimine başlanan ve görüntü teknolojisinde “ikon” haline gelen Kodachrome, fotoğrafçılıkta en çok tercih edilen filmlerden biriydi. Öyle değerliydi ki, 70'lerde efsaneleşen film için 1973'te ünlü sanatçı Paul Simon bir şarkı bile yaptı.


Teknolojinin hızlı gelişimi ve dijital fotoğrafçılığın son sürat yaygınlaşması sonucu, basın fotoğrafçılığının gözdesi olan Kodachrome'un üretimi 2009'da durduruldu.


Fotoğraf kariyerinin başından itibaren Kodachrome kullanan Steve McCurry, New York'taki üretim bandından çıkacak en son Kodachrome filminin kendisine verilmesi için Kodak firmasıyla görüştü. Şirket kabul edince Steve McCurry, 30 yıldır kullandığı bu filmin son 36 karesiyle farklı ülkelerdeki kentleri ve kişileri çekerek, bir dönemin kapanışına tanıklık etti.


http://www.hurriyet.com.tr/kultur-sanat/haber/18405633.asp?gid=282

28 Ocak 2011 Cuma

Neşe Gümüşçüoğlu :: Suluboyanın Sevgiyle Dansı- 01 Şubat -15 Şubat 2011



.Deyim Sanat Galerisi, kuruluşunun 27. yılında 1 Şubat – 15 Şubat 2011 tarihleri arasında Neşe Gümüşcüoğlu’nun 26. kişisel Suluboya Resim Sergisi’ne ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.


Neşe Gümüşcüoğlu, İstanbul, Kadıköy’de doğdu ve halen orada yaşamaktadır.


1985 yılında resim çalışmalarına başlayan sanatçı , Suluboya tekniğinin heyecanlı ve duygusal yapısına çok uyduğunu ve bu yolla kendisini daha iyi ifade edebildiğini fark ederek bu dalda yoğunlaşmıştır.


Bir nefeste spontane fırça darbeleriyle elde edilen akışkan ve şeffaf lekelere, gerektiğinde yoğun ve şiddetli tonlar da katarak özgün bir dil oluşturan Neşe Gümüşcüoğlu, Uluslararası Plastik Sanatlar Derneği ve Suluboya Ressamları grubu üyesidir.


Bugüne kadar pek çok karma sergiye de katılan sanatçının canlı ve sıcak renklerden oluşan resimlerinin konusu yine “Peyzajlar”, “Gelincikler”, “Yarış Atları”, “Tangolar” ve “Flamenkolar”dır. Gümüşçüoğlunun adeta sanat yaşamının son 10 yılının bir özetini görebilirsiniz..

  Deyim Sanat GalerisiBüyükdere Cad. Meydan Sok. Sheraton Oteli Yanı Plaza Spring Giz No.3

Maslak

212 - 286 21 84

1 Ocak 2011 Cumartesi

'Atık Sanat Olunca'

                 
    
'Atık Sanat Olunca'

Bersay İletişim Enstitüsü, yapıtları ile çevresel sorunlara dikkat çeken ve atık malzeme kullanan sanatçıların eserlerinden oluşan “Atık Sanat Olunca” sergiler dizisinin yenisine ev sahipliği yapıyor.

Eğitici, estetik, eğlenceli, güncel ve nitelikli bilgi donanımı ile derinlikli bir dünya görüşü sağlamayı amaçlayan iletişimde mükemmellik merkezi Bersay İletişim Enstitüsü, daha önce yaptığı 6 serginin ardından yeni sergilere ev sahipliği yapmaya devam ediyor.

Bersay İletişim Ensititüsü’nün Yeşil Adımlar Çevre Eğitim Derneği ile birlikte sanatseverlerle buluşturduğu, yapıtları ile çevresel sorunlara dikkat çeken ve atık malzeme kullanan sanatçıların özgün eserlerinin yer aldığı “Atık Sanat Olunca” isimli sergide, çağdaş yaşamımızda doğal çevre ile ilişkimizi sorgulayan ve bunu yaparken anlatımında çoğunlukla atık veya doğal malzeme kullanan sanatçıların eserleri yer alıyor.
Çevresel sorunlara dikkat çekme isteği, bilinci ve dürtüsü ile harekete geçerek işler üreten Maria Sezer, Roş, Serap Başol, Lale Çavuldur ve Gökte’nin eserlerinin yer aldığı sergi 15 Ocak 2011 tarihine kadar Bersay İletişim Enstitüsü’nde gezilebilir.
Toplam 24 eserin yer aldığı sergide;
v Lale Çavuldur’un yumurta kabuğu ve kağıt kullanarak yaratıcılığın sınırlarını zorladığı işleri,
v Roş’un doğaya yığılan teknoloji atıklarını dert edinerek kullanılmış bilgisayar parçalarından ortaya çıkardığı eserler,
v Maria Sezer’in düşüncelerini ve hayat felsefesini aktarmak için doğada bulduğu organik atıklarla oluşturduğu resimler,
v 9 yıldır Atık Sanat Olunca sergileri küratörlüğünü yürüten Serap Başol’un nesli hızla tükenen kuşları,
v Gökte’nin mimari gönderimli tabloları dikkat çekiyor.


 not:hürriyet gazetesi etkinlikler sayfasından alıntıdır.

18 Kasım 2010 Perşembe

benim gibi ezeli İlhan İrem hayranlarına duyurudur...

BULUŞMA: ANLASANA 35. Yılı - 28 Kasım 2010
" *Anlasana müzikal serüvenimin ilk miladı... Sonrasında sorumluluklarımı arttıran, tarifsiz buluşmalar ve güzelliklerle örülmüş, büyülü bir yolculuk başladı"
Bu yıl, İlhan İrem'in henüz 20 yaşındayken yayınladığı "Anlasana / Ne Güzel Bak Yaşamak" adlı kırkbeşliğinin 35. yılı.

Bir "Haberci Rüya" ile sabaha karşı tarifsiz duygularla günün ilk ışıklarına kadar bestelenen bir şarkının, günümüze dek uzanışının öyküsünü yazmak ve dinlemek üzere tüm İlhan İrem dinleyenleri ile buluşuyoruz. Eserin 35. yılına özel, röportaj çekimlerini ve "ölümsüz İlhan İrem şarkıları"nı dinlemeye davetlisiniz.
Katılım gelmek isteyen herkese açıktır.
Tarih: 28 Kasım 2010 Pazar

Saat: 14:30 - 17:30

Mekan: Pera Cafe- Bar

Ayhan Işık Sok. No:24/A Beyoğlu İSTANBUL Tel: 212 - 244 96 91
(İstiklal Caddesi üzerinde Garanti Bankası'nın bulunduğu üst sokak)

Organizasyon: Bulutsu

İletişim: bulutsu@bulutsu.info
Işık ve sevgiyle,
http://www.bulutsu.info/


İlhan İrem’in 1975 senesinde yayınladığı ve aradan geçen süreçte Türk müzik tarihinin en önemli klasiklerinden biri olan “Anlasana” isimli bestesinin 35.nci yılı kutlanıyor
Konu ile ilgili olarak 28 Kasım Pazar günü bir etkinlik düzenlenecek.
İlhan İrem dinleyicilerinin gerçekleştireceği toplantıda şarkı ile ilgili filmler, dinletiler, söyleşiler ve hatıralar yer alacak.
Sözleri ve müziği İlhan İrem’e ait olan şarkı 1975 senesinde 45’lik plak olarak yayınlanmış ve aynı yıl Altın Plak ödülü almıştı.
Daha sonra İlhan İrem’in pek çok albümünde yer alan şarkı müzik tarihimizin en güzel aşk şarkılarından biri olarak kabul edilmektedir.
Özellikle “sen hiç sensiz kalmadın ki” dizeleriyle unutulmazlar arasına giren eser, İlhan İrem diskografyasında ayrıcalıklı bir yere sahiptir.
İlhan İrem yapıtı yirmi yaşında, gördüğü bir “Haberci Rüya” sonrasında bestelemiştir.


“Anlasana”
Söz ve Müzik: İlhan İrem

"45'lik" (1975)

"İlhan İrem 1973-1976" (1976)

"Dünden Yarına" (1988)

"Sevgililer Günü" (1995)

"Işık ve Sevgiyle 30 Yıl" (2004)


Her sevincin her kederin, en ölümsüz sevgilerin

Sonsuz denen göklerin her şeyin bir sonu varsa

Ayrılıkların da sonu var, bir gün çıkıp geleceksin

İçimde bir ümit var, yeniden seveceksin



Yıllar varki ben böyle

Bekliyorum özleminle

Anıların, umutların kaldı bende



Anlasana... Anlasana

Biraz da gerçekleri anlasana



Senden ayrı günlerimi, sana nasıl anlatsam ki

Mevsimsiz çiçekler gibi, yarım kaldım inanki

Sensizliğin acısını, sen nereden bileceksin

Sen hiç sensiz kalmadın ki, mevsimleri saymadın ki


http://www.melektozlari.com/mt/index.php?topic=2116dan alıntıdır

29 Ekim 2010 Cuma

İSTANBUL’UN EN KAPSAMLI SANAT FUARI ARTİST 20 YAŞINDA(30Ekim-7Kasım2010 Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi)

 
geri sayım başladı,heyecanla bekliyorum



Türkiye’nin en kapsamlı Sanat Fuarı olma özelliğini taşıyan İstanbul Sanat Fuarı-ARTİST 2010, bu sene birbirinden önemli sergiler ve yurt dışından çok sayıda sanatçı ile 20. yaşını kutlamaya hazırlanıyor.

Kuruluşumuz TÜYAP Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. tarafından 30 Ekim-7 Kasım 2010 tarihleri arasında TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi-Büyükçekmece’de düzenlenecek olan 20. İstanbul Sanat Fuarı-ARTİST 2010, yeniliklerle sanatseverlerin karşısına çıkmaya hazırlanıyor.

Onur Ödülleri Sahiplerini Buldu
Her yıl düzenli olarak plastik sanatların farklı alanlarındaki katkıları nedeniyle verilen Onur Ödülleri sahiplerini buldu. 20. İstanbul Sanat Fuarı-ARTİST 2010 Sanatçı Onur Ödülü heykeltıraş Sayın Ali Teoman Germaner’e verilirken, Eleştirmen Onur Ödülü Sayın Prof. Dr. Ayla Ödekan, Koleksiyoner Onur Ödülü Sayın İpek ve Ahmet Merey’e, Sanatsever Kurum Onur Ödülü ise Baksı Müzesi’ne verildi.

Fuarda Ali Teoman Germaner’in önemli heykellerinin sergileneceği Sanatçı Onur Ödülü Sergisi’nin yanı sıra sanatseverler İpek ve Ahmet Merey’in çok kıymetli tablolarından oluşan portre sergisini de görme fırsatı bulacaklar. Portre sergisi 100’e yakın portre ve oto portreden oluşacak.

Tema: Görünmeyen İstanbul
Sanatseverleri, “kentin bin yıllarla örtülü sırlarını, görünenler içindeki görünmeyenleri keşfetmek, ortaya çıkarmak için” Görünmeyen İstanbul’a TÜYAP’tan bakmaya davet ediyoruz. Ana temasının “Görünmeyen İstanbul” olduğu fuar, sanatçılarımızı İstanbul’a odaklanmaya, İstanbul’a bir kez daha bakmaya çağırıyor.

Hollanda’dan Bağımsız Grup ve Sanat İnisiyatifleri ilk kez İstanbul Sanat Fuarı’nda
Hollanda’nın önde gelen bağımsız sanat inisiyatifleri ilk kez Türkiye’de İstanbul Sanat Fuarı ARTİST 2010’da yer alacak. Yaklaşık 25 bağımsız sanat grubunun katılacağı inisiyatifler arasında BasementArtProject.com, IRFAK, M4gastatelier, Palatti, 1646, Hup Hup, Noordkaap, KuS, European Exchange Academy (EEA) bulunduğu gruplar işlerini sergilerken çeşitli etkinliklerle güncel sanatı tartışmaya açacak. Hollanda’dan fuara katılacak diğer önemli sanat kurumu, Amsterdam’ın en önemli sanat etkinliklerinden biri olan Kunstvlaai/Sanat Fuarı. Fuarın düzenleyicileri işlerini sergileyecekleri bir stand açarken merkezi Hollanda’da bulunan Çağdaş Sanat ve Tasarım Yüksek Lisans programı Sandberg Institut da alternatif sanat eğitimi hakkında bilgi vermek üzere 20. İstanbul Sanat Fuarı ARTİST 2010’da yerini alacak

20. İstanbul Sanat Fuarı-ARTİST 2010, 30 Ekim-6 Kasım 2010 tarihleri arasında 11.00-20.00 saatlerinde, kapanış günü olan 7 Kasım 2010 tarihinde ise 11.00-19.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir. Sanat Fuarı, 29. İstanbul Kitap Fuarı ile eş zamanlı düzenlenecektir.

Saygılarımızla,
TÜYAP Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş.
TÜYAP FUAR ve KONGRE MERKEZİ, E – 5 Karayolu, Gürpınar Kavşağı 34522 Büyükçekmece – İSTANBUL
Tel: 90 (212) 867 11 00 - Faks: 90 (212) 886 93 99

4 Temmuz 2010 Pazar

bu haber beni çok heyecanlandırdı'SONSUZ ŞÜKRAN KÖYÜ PROJESİ'...kimbilir belki birgün bende...





Sonsuz Şükran Köyü Projesi

Konya'nın Hüyük İlçesine Bağlı Çavuş Kasabasında, Selçuklu Mimarisi Dikkate Alınarak, Bölgenin Tarihsel Yapısına Uygun İnşa Edilen 'Sonsuz Şükran Köyü'nde İlk Yerleşim 10 Temmuzda Başlayacak
Konya'nın Hüyük ilçesine bağlı Çavuş kasabasında, Selçuklu mimarisi dikkate alınarak, bölgenin tarihsel yapısına uygun inşa edilen 'Sonsuz Şükran Köyü'nde ilk yerleşim 10 Temmuzda başlayacak. Köyde ilk yerleşim dolayısıyla, 10-20 Temmuz tarihleri arasında kültürel ve sanatsal etkinlikler düzenlenecek. Projenin mimarı Mehmet Taşdiken, Cezayir Lokantası'nda düzenlediği basın toplantısında, Sonsuz Şükran Köyü'nün bir gönüllülük projesi olduğunu, bölgenin yaklaşık bin yıllık tarihi esas alınarak, yerleşim planı ve yapı malzemeleriyle tam bir Selçuklu Köyü kurduklarını, kerpiç evler yaptıklarını söyledi.

Köyün içinde büyük bir kültür merkezinin yer alacağını, köyün bir kültür köyü olacağını anlatan Taşdiken, 'Mimar, yazar, akademisyen, heykeltraş gibi kültür-sanat alanından insanların yaşayacağı bir köy burası. Ulusal ve uluslararası etkinlikler yapılacak. Bu alanda 10-20 Temmuz tarihleri arasında ilk buluşmayı gerçekleştiriyoruz. İlk yerleşim, sembolik de olsa sağlanmış olacak. Bu ilk Anadolu buluşmasına 157 sanatçı katılacak. Etkinlikler kapsamında 11 film gösterimi yapılacak, 3 panel, 6 konser ve çeşitli sergiler düzenlenecek' diye konuştu.

Anadolu'da bugüne kadar bu çapta, böyle bir kültür etkinliğinin yapılmadığını anlatan Taşdiken, sanatın gerçek amacı ve özünü birinci planda tutarak, sadece köye yerleşecek sanatçıların eserlerinin etkinlikte sergileneceğini söyledi. Sonsuz Şükran Köyü'ne insanların, Anadolu'da yer aldığı için gittiklerini dile getiren Taşdiken, 'Orta Anadolu'nun pek çok coğrafyası, bugün aydınların ve sanatçıların ihmal ettiği alan içinde bulunuyor' dedi. Mehmet Taşdiken, 'Türkiye'nin ve dünyanın aydınları olarak, yerel kültürleri çok önemsiyoruz. Uzun yıllardır ağır bir şekilde kültür ihracatına maruz kalmış yerel kültürler, artık bugün yok olmak üzere. Yıl yıl bütün kültürel değerlerimiz neredeyse kaybolmak üzere. Kültür dediğimiz şey, detaylardan ibarettir' diye konuştu.
- 'ANADOLU'YA DÖNÜŞ İÇİN BÜYÜK BİR BAŞLANGIÇ'-
Sonsuz Şükran Köyü Projesi'nde sanatçıların sürekli olarak yaşayacaklarını anlatan Taşdiken, 'Avrupa'da böyle bir proje yok. Belki de kuruluşu itibariyle ilk Türk kültürü için de bir başlangıca vesile olur. Kültür ve sanatımızın Anadolu'ya dönüşü için büyük bir başlangıç olduğunu düşünüyoruz. Geçen yıl köye gittik ve sanatçılar, büyük bir misafirperverlikle karşılandı' dedi.
Köy içerisinde 210 adet kerpiç evin yer alacağını ifade eden Taşdiken, kültür merkezinde resim, terracota (kırmızı toprak) atölyelerinin yer alacağını belirtti.
Proje, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Konya Karatay Üniversitesi, ÇEKÜL Vakfı, Mimarlar Odası Konya Şubesinin desteğiyle yürütülüyor.
(ÇİĞ-DÜR-ERD) - KONYA (Anadolu Ajansı)