*ÖYLE BİR HAYAT YAŞIYORUM Kİ*
Öyle bir hayat yaşıyorum ki,
Cenneti de gördüm, cehennemi de
Öyle bir aşk yaşadım ki
Tutkuyu da gördüm ,pes etmeyi de.
Bazıları seyrederken hayati en önden,
Kendime bir sahne buldum oynadım.
Öyle bir rol vermişler ki,
Okudum okudum anlamadım.
Kendi kendime konuştum bazen evimde,
Hem kızdım hem güldüm halime,
Sonra dedim ki "söz ver kendine"
Denizleri seviyorsan, dalgaları da seveceksin,
Sevilmek istiyorsan, önce sevmeyi bileceksin,
Uçmayı seviyorsan, düşmeyi de bileceksin.
Korkarak yaşıyorsan, yalnızca hayati seyredersin.
Öyle bir hayat yaşadım ki,
son yolculukları erken tanıdım
Öyle çok değerliymiş ki zaman,
Hep acele etmem bundan, anladım...
Nietzsche
15 Eylül 2011 Perşembe
4 Eylül 2011 Pazar
Leyla Gamsız & Hamit Görele Sanat Akmerkez’de 7, tüm sanatserleri bekliyor. 6 Temmuz – 12 Eylül 2011
Leyla Gamsız & Hamit Görele
“Sanat Akmerkez’de 7”, Yaz Boyunca Çağdaş Türk Resim Sanatının Önde Gelen İsimlerinden Leyla Gamsız ve Hamit Görele’nin Eserlerini Ağırlıyor.
Çağdaş Türk Sanat dünyasını sanatseverlerle buluşturan “Sanat Akmerkez’de 7” yeni bir serginin ev sahipliğini yapıyor. Leyla Gamsız ve Hamit Görele’nin birbirinden değerli 20 eserini Akmerkez çatısı altında bir araya getiren Sanat Akmerkez’de 7, tüm sanatseverleri bekliyor. 6 Temmuz – 12 Eylül 2011 tarihleri arasında açık kalacak olan yeni sergi, Tunca Sanat Galerisi işbirliği ile gerçekleştiriliyor.
1950 kuşağının önde gelen resim sanatçılarından biri olan Leyla Gamsız’ın, görsel olgunluk ve doğayı bilinç düzeyinde kavrama yeteneği, sanatını belirleyen başlıca ölçütler olarak göze çarpıyor. Resimlerinde Anadolu ve Avrupa desenlerini kendine özgü yorumuyla sentezleyen Leyla Gamsız, benimsediği sanat tarzı ile çağdaş Türk resim sanatının yenilikçi ressamlarından biri olarak tanınıyor.
Eserlerinde, tuvale aktardığı renk ve coşku zenginliğinin yanı sıra, resim sanatında dışavurumculuğun öncü sanatçılarından biri olan Hamit Görele, doğayı resmetmenin değil dönüştürmenin yollarını aradı. Görele’ye göre müzik, yaşamın vazgeçilmez bir parçasıdır, müzik matematiğe ve matematik de geometriye dayanır. Resimlerindeki soyut biçimlendirmeleri lirik üslubuyla harmanlayan ve bu şekilde doğadan soyuta geçerken geometriyi kullanan Hamit Görele, her zaman aykırı ve uzak bir duruşu olmasının yanı sıra resimlerine taşıdığı lirik tarzı ile Çağdaş Türk resim sanatının tarihi içinde yerini buldu.
“Sanat Akmerkez’de 7” etkinlikleri kapsamında düzenlenen “Leyla Gamsız ve Hamit Görele” karma sergisi, 6 Temmuz – 12 Eylül tarihleri arasında Sanat Akmerkez’de Galerisi’nde sanatseverleri bekliyor.
Sanat Akmerkez’de
Adres : Nispetiye Cad. Akmerkez – Zemin Çarşı No: 206 – 207 Ulus, Etiler
Tel: 0212 282 01 70
Tarih : 06 Temmuz-12 Eylül 2011
http://www.bigglook.com/biggistanbul/kultur/aktv_detay.asp?aktv_id=64662&aa_id=6
not:Değerli sanatçımız Leyla Gamsız'ı 15 temmuz 2010 yılında kaybettik..onunla ilgili kısa bir anımı aktarmak istiyorum.sanırım 10 yıl kadar önceydi çok yakın arkadaşım(aynı zamanda atölye arkadaşım)Nilgün'le birlikte taksim-Elmadağda bir sergisini görmek,en önemliside bu kadar hanımefendi,asil ve mütevazi bir ressamımızı tanımave tanışma mutluluğunu yaşamıştık..bizlerinde resim yaptığımızı ve sanatla ilgili olduğumuzu duyunca ,Kızıltopraktaki evine davet etmiş ve son derece mütevazi bir tavırla daha bunlardan sayısız var demişti...maalesef ziyaretine gidemedik ...ama o asil ve mütevazi kişiliğide hiç unutmadım.inşallah daha sayısız olduğunu söylediği eserleri emin ellerde ,en iyi şekilde değerlendirilir...ölümü bile o kadar sade bir törende ve sessizd,iki,ancak onunla ilgili bir post hazırlamak istediğim zaman googelde görebildim...değerli sanatçılarımız Leyla Gamsız'ıve Hamit Görele'yi rahmetle anıyor,eserlerinin onları asırlarca yaşatacağını biliyorum...
“Sanat Akmerkez’de 7”, Yaz Boyunca Çağdaş Türk Resim Sanatının Önde Gelen İsimlerinden Leyla Gamsız ve Hamit Görele’nin Eserlerini Ağırlıyor.
Çağdaş Türk Sanat dünyasını sanatseverlerle buluşturan “Sanat Akmerkez’de 7” yeni bir serginin ev sahipliğini yapıyor. Leyla Gamsız ve Hamit Görele’nin birbirinden değerli 20 eserini Akmerkez çatısı altında bir araya getiren Sanat Akmerkez’de 7, tüm sanatseverleri bekliyor. 6 Temmuz – 12 Eylül 2011 tarihleri arasında açık kalacak olan yeni sergi, Tunca Sanat Galerisi işbirliği ile gerçekleştiriliyor.
1950 kuşağının önde gelen resim sanatçılarından biri olan Leyla Gamsız’ın, görsel olgunluk ve doğayı bilinç düzeyinde kavrama yeteneği, sanatını belirleyen başlıca ölçütler olarak göze çarpıyor. Resimlerinde Anadolu ve Avrupa desenlerini kendine özgü yorumuyla sentezleyen Leyla Gamsız, benimsediği sanat tarzı ile çağdaş Türk resim sanatının yenilikçi ressamlarından biri olarak tanınıyor.
Eserlerinde, tuvale aktardığı renk ve coşku zenginliğinin yanı sıra, resim sanatında dışavurumculuğun öncü sanatçılarından biri olan Hamit Görele, doğayı resmetmenin değil dönüştürmenin yollarını aradı. Görele’ye göre müzik, yaşamın vazgeçilmez bir parçasıdır, müzik matematiğe ve matematik de geometriye dayanır. Resimlerindeki soyut biçimlendirmeleri lirik üslubuyla harmanlayan ve bu şekilde doğadan soyuta geçerken geometriyi kullanan Hamit Görele, her zaman aykırı ve uzak bir duruşu olmasının yanı sıra resimlerine taşıdığı lirik tarzı ile Çağdaş Türk resim sanatının tarihi içinde yerini buldu.
“Sanat Akmerkez’de 7” etkinlikleri kapsamında düzenlenen “Leyla Gamsız ve Hamit Görele” karma sergisi, 6 Temmuz – 12 Eylül tarihleri arasında Sanat Akmerkez’de Galerisi’nde sanatseverleri bekliyor.
Sanat Akmerkez’de
Adres : Nispetiye Cad. Akmerkez – Zemin Çarşı No: 206 – 207 Ulus, Etiler
Tel: 0212 282 01 70
Tarih : 06 Temmuz-12 Eylül 2011
http://www.bigglook.com/biggistanbul/kultur/aktv_detay.asp?aktv_id=64662&aa_id=6
not:Değerli sanatçımız Leyla Gamsız'ı 15 temmuz 2010 yılında kaybettik..onunla ilgili kısa bir anımı aktarmak istiyorum.sanırım 10 yıl kadar önceydi çok yakın arkadaşım(aynı zamanda atölye arkadaşım)Nilgün'le birlikte taksim-Elmadağda bir sergisini görmek,en önemliside bu kadar hanımefendi,asil ve mütevazi bir ressamımızı tanımave tanışma mutluluğunu yaşamıştık..bizlerinde resim yaptığımızı ve sanatla ilgili olduğumuzu duyunca ,Kızıltopraktaki evine davet etmiş ve son derece mütevazi bir tavırla daha bunlardan sayısız var demişti...maalesef ziyaretine gidemedik ...ama o asil ve mütevazi kişiliğide hiç unutmadım.inşallah daha sayısız olduğunu söylediği eserleri emin ellerde ,en iyi şekilde değerlendirilir...ölümü bile o kadar sade bir törende ve sessizd,iki,ancak onunla ilgili bir post hazırlamak istediğim zaman googelde görebildim...değerli sanatçılarımız Leyla Gamsız'ıve Hamit Görele'yi rahmetle anıyor,eserlerinin onları asırlarca yaşatacağını biliyorum...
26 Ağustos 2011 Cuma
19 Ağustos 2011 Cuma
gurur duydum...Paris'te bir türk Hüseyin Çağlayan ve görmek isteyenlerin oluşturduğu çok uzun bir kuyruk...
aklım kaldı,giremedim sıra çok uzundu ve turda bizim sayılı dakikalarımız kalmıştı..görüntüyü paylaşmak istedim...yurt dışında böyle bir manzarayla karşılaşmak gurur verdi..
5 Ağustos 2011 Cuma
'Son Kodachrome Filmi' 3 ağustos-4 eylül 2011 İstanbul Modern Sanat Müzesinde..
son Kodachrome Filmi'3 Ağustos 2011National Geographic dergisinin usta fotoğrafçılarından Steve McCurry'nin, üretilen son Kodachrome filmiyle çektiği fotoğraflar, İstanbul Modern'de izlenime sunuldu.Zaman gazetesi sponsorluğundaki “Son Kodachrome Filmi” başlıklı sergi, dünyada ilk kez İstanbul'da açıldı. Serginin açılışına, Bülent Eczacıbaşı, fotoğraf sanatçısı Ara Güler ve Ekrem Dumanlı ile çok sayıda davetli katıldı.
McCurry'nin Kodachrome filmine vedasında, Ara Güler ve Elliott Erwitt gibi fotoğraf ustalarının yanı sıra ünlü aktör Robert de Niro, Hint sinemasının ünlü oyuncu ve yönetmenlerinden Amitabh Bachchan, ünlü yönetmen Shekhar Kapur, Hintli aktör, yönetmen, yapımcı Aamir Khan, Hintli yazar ve aktrist Shenaz ile Rajastan'daki Rabari kabilesinden etkileyici portreler yer aldı.
Sergide, McCurry'nin projesinde kullandığı Nikon F6 fotoğraf makinesiyle son Kodachrome filmi de izlenime sunuldu. Ayrıca McCurry, sergi tanıtım kataloğunu sanatseverler için imzaladı.
İstanbul Modern Sanat Müzesi Yönetim Kurulu Başkanı Oya Eczacıbaşı, McCurry'e ve projeye destek olan Zaman Gazetesi Genel Yayın Müdürü Dumanlı'ya plaket verdi.
Sergi, 4 Eylül'e kadar açık kalacak.
KODACHROME
1935'te üretimine başlanan ve görüntü teknolojisinde “ikon” haline gelen Kodachrome, fotoğrafçılıkta en çok tercih edilen filmlerden biriydi. Öyle değerliydi ki, 70'lerde efsaneleşen film için 1973'te ünlü sanatçı Paul Simon bir şarkı bile yaptı.
Teknolojinin hızlı gelişimi ve dijital fotoğrafçılığın son sürat yaygınlaşması sonucu, basın fotoğrafçılığının gözdesi olan Kodachrome'un üretimi 2009'da durduruldu.
Fotoğraf kariyerinin başından itibaren Kodachrome kullanan Steve McCurry, New York'taki üretim bandından çıkacak en son Kodachrome filminin kendisine verilmesi için Kodak firmasıyla görüştü. Şirket kabul edince Steve McCurry, 30 yıldır kullandığı bu filmin son 36 karesiyle farklı ülkelerdeki kentleri ve kişileri çekerek, bir dönemin kapanışına tanıklık etti.
http://www.hurriyet.com.tr/kultur-sanat/haber/18405633.asp?gid=282
28 Temmuz 2011 Perşembe
yaz tatilinde İstanbul'da çocuklarımızı götürebileceğimiz 2 müze:oyuncak müzesi ve uçurtma müzesi..
not:fotoğraflar netten alınmıştır.
İSTANBUL OYUNCAK MÜZESİ
İstanbul Oyuncak Müzesi 23 Nisan 2005 yılında Sunay Akın’ın ailesinden kalma Göztepe’deki köşkünde kurulmuştur. Yazar, müze kurma fikrinin temellerini daha çocukluk yıllarında atmıştır. Sunay Akın 6 yaşında ailesi ile birlikte İstanbul’a yapmış olduğu bir seyahatte Arkeoloji Müzesini ziyaret eder. Bu geziden o kadar etkilenir ki müzeciliği oyunlarına katar ve en çok sevdiği oyun haline gelir. Ancak diğer çocuklar pek ilgi göstermediklerinden oyunu hep kısa sürer.
Oyuncak müzesi fikrinin temelleri ise şairin, 20 yıl önce Almanya’nın Nürnberg kentine yapmış olduğu seyahatine uzanıyor. İlk kez o zaman böyle bir müzeyle karşılaşan Sunay Akın, kendini oyuncaklardan saatlerce alamadığını itiraf ediyor. Akın daha sonra gittiği tüm ülkelerde oyuncak müzesi aramaya başlar ve bu gezilerin sonunda gelişmiş her ülkenin mutlaka oyuncak müzesi olduğunu ve teknolojik açıdan kendini geliştiren ülkelerin oyuncak sanayisinde lider olmayı başardıklarını fark eder. Şair o müzeleri gezerken şunları düşünür “Hayal etmenin ve düş kurmanın tarihi var. Bu tarih o müzelerde yaşatılıyor. Türkiye’de de böyle bir müze olmalı ve hayaller korunmalıydı.”
Yazar bu müzeyi kurma amacını ise şu sözlerle ifade etmekte “Oyuncak Müzelerini gezerken içimde hep anlaşılmaz, garip bir duygu taşıdım. Neden benim ülkemde oyuncak müzesi yok diye. Bu beni rahatsız etti. Hani istiridyenin içine bir kum taneciği girer, istiridye bundan rahatsızlık duyar ve o kum taneciğini izole etmek için etrafında bir salgıya çevirir ya; hani böylelikle inci oluşur ya… İşte oyuncak müzesi de böyle bir inci. İçime bir kum taneciği girdi ve bu beni rahatsız etmeye başladı. Çünkü bütün uygar ülkelerin oyuncak müzeleri var, o zaman bir salgı ortaya çıkardım ve bu müzeyi kurdum”
15 yılda gezdiği ülkelerdeki antikacılardan ve açık arttırmalara katılarak satın aldığı oyuncaklarla bu müzeyi kuran sanatçı insanlara masalsı bir dünya kurmak istemiş. Sunay Akın oyuncak Müzesi hayalini gerçeğe taşırken sahne tasarımcısı Ayhan Doğan ile çalışmıştır. Yazar, Ayhan Doğan ile çalışmasının sebebini ise şöyle açıklamakta; “Bu müzede hayallerimizdeki kahramanları sergileyeceğimize göre, her odanın bir sahne görünümünde olması gerekliydi. Bu işi de en iyi başarabilecek olan isim Ayhan Doğan’dı.
Müze sözcük olarak ilham perisi anlamını taşıyor. Müze mitolojideki Zeus’un 9 güzel kızı “Musa”lardan gelir. Akın hiçbir müzenin kar amaçlı kurulmayacağını ilham perilerinin ona kazandırdığı ne varsa onlarla müze kurduğunu, sevenlerinin kendisi için harcadığı parayı onlara hizmet olarak sunmaya çalıştığını ifade ediyor.
Müzedeki oyuncakların sayısı ve çeşidi konusunda sınır bulunmamaktadır. Oyuncak müzesinden içeri adımınızı attığınız anda sizi masalsı bir dünya beklemektedir. Evcilik oynadığınız bebeğiniz, kurşun askerleriniz, metal arabalarınız, çocukluğunuz, anılarınız sizleri bekliyor. Sunay Akın, yurt içinden ve yurt dışından yaklaşık dört bin adet antika oyuncak topladı. En eski oyuncak 1817 yılına ait, Fransa`da yapılan bir oyuncak keman… 1820 yılında Amerika`da yapılan bir bebek, yine aynı ülkeden 1860 yılına ait misketler, Almanya`da yapılan yüz yaşında teneke oyuncaklar ve porselen bebekler müzenin en eski eserleri arasında.
Müze 5 kattan oluşmaktadır. Konferans salonunun bulunduğu en alt katta kendinizi bir denizaltının içinde bulacak, çayınızı kahvenizi yudumlayacağınız cafede ise bir oyuncağın dişlilerinin içinde hissedeceksiniz. Girdiğiniz her odada farklı bir macera yaşayacak ve çocukluk dostlarınızla karşılaşacaksınız.
Ziyaret Gün ve Saatleri: Pazartesi günleri haricinde, 09:30-18:00 saatleri arasında ziyarete açıktır.
http://www.istanbuloyuncakmuzesi.com/tr/default.asp
ÜSKÜDAR BELEDİYESİ MEHMET NACİ AKÖZ UÇURTMA MÜZESİ
Kuruluş Tarihi
Müzesinin resmi kuruluşu 2005 yılı olmakla birlikte, koleksiyondaki ürünler 1986 yılından itibaren toplanmaya başlanmıştır.
2011 yılı itibariyle Üsküdar Belediyesi ile işbirliğine giden müzemiz, isim değişikliği yaparak “Üsküdar Belediyesi Mehmet Naci Aköz Uçurtma Müzesi” adını almıştır.
Müzeye giriş ücretsizdir. Sadece atölyede kullanılan uçurtma malzemelerin ücreti talep edilmektedir.
Müze Ürünleri Nasıl Toplandı?
a) Üsküdar Belediyesi Mehmet Naci Aköz Uçurtma Müzesi'nin ilk ürünleri, Mehmet Naci Aköz’ün 1986 yılında yazdığı ve 26 ayrı ülkeye gönderdiği “Türkiye’de uçurtma kültürünün geliştirilmesi için yaptığı çalışmalara destek aradığını ifade eden” mektup sonucunda pek çok ülkeden gelen destek mektupları ve çeşitli ürünlerdir.
b) 1993 – 1995 Yıllarında Hollanda’da yaşayan Mehmet Naci Aköz, bu dönemde özellikle Hollanda, Belçika ve Almanya’dan topladığı çeşitli ürünleri Türkiye’ye getirerek koleksiyonuna ciddi katkılarda bulundu.
c) 1997 ve 1998 Yıllarında Mehmet Naci Aköz tarafından projelendirilip, İBB sponsorluğunda organize edilen 1. ve 2. İstanbul Uluslararası Uçurtma Festivali'ne katılmak için Türkiye’ye gelen Hollanda, Almanya, Belçika, Danimarka, Lüksemburg, Avusturya, İngiltere ve Malezyalı uçurtmacıların da katkıları göz ardı edilemez boyuttadır.
d) 2005 ve 2006 Yıllarında gerçekleştirilen 3. ve 4. İstanbul Uluslararası Uçurtma Festivali'ne katılan Amerika, Japonya, Hindistan, Endonezya, Almanya ve İngiltere’den katılan uçurtmacıların katkıları, uçurtma müzesini resmen açacak hale getirdi ve eldeki ürünlerin sayısı 500’e yaklaştı.
e) Yukarıdaki hareketlerin dışında da çeşitli vesilelerle (üyelerimizin yurt dışına çıkışlarında veya müzemize gelen ziyaretçilerin bağışladığı) gelen ürünler veya ülke içinde farklı bölgelerden toparlanan uçurtma ve diğer ürünler bugün itibariyle 1500’e yaklaşmıştır. Mehmet Naci Aköz başkanlığındaki uçurtma ekibinin 2011 Ocak ayında ülkemizi temsilen katıldığı Hindistan Uluslararası Uçurtma Festivali'nden 300 parça uçurtma ve ilgili malzemeyle dönülmüştür.
Müze Nerede? Fiziksel Yapısı Nasıl?
İstanbul içinde oldukça merkezi konumda olan Üsküdar’ın sahiline yakın olan müze bugün için 80 m2’si aktif olmak üzere toplam 600 m2’dir. (2011 Temmuz ayı içinde tüm kapalı alanların kullanılması planlanmaktadır).
Üsküdar Belediyesi Mehmet Naci Aköz Uçurtma Müzesi'nin iç düzeni ise, tavanlar, duvarlar ve yerler çeşitli uçurtma ve ilgili ürünlerle doludur, yayınlar ve malzemeler raflarda sergilenmektedir. Yer darlığı nedeniyle, demonte veya kumaş türü katlanabilir ürünlerin çoğu paketlerinde veya torbalarında muhafaza edilmekte, ziyaretçilere teker teker çıkarılarak tanıtılmaktadır.
Özellikle okullar veya çocuklarla ilgili sivil toplum kuruluşlarının toplu ziyaretleri sık sık gerçekleşmektedir.
Üsküdar Belediyesi Mehmet Naci Aköz Uçurtma Müzesi tüm yıl boyu mesai günleri 10. 00 – 17. 00 arası açık olup, giriş ücretsizdir.
Ziyarete gelenlere rehberlik yapılarak koleksiyon tanıtılmakta ve uçurtma kültürünün farklı ülkelerde nasıl algılandığı ile tarihte yer aldığı olaylarla ilgili bilgiler verilmektedir.
Üsküdar Belediyesi Mehmet Naci Aköz Uçurtma Müzesi'ndeki ürünler, bağışlayıcılarının adları, konumları, ülkeleri gibi bilgiler, ülke ve kurum bayrakları ile birlikte sergilenmektedir.
Müzenin Sağladığı İmkânlar
a) Uçurtmaları, uçurtma kültürünü veya merak ettiği modelleri görmek, onlar üzerinde araştırma yapmak isteyenlerin bu meraklarını veya taleplerini karşılamaktadır.
b) Ziyaretçilerin ve araştırmacıların ilgilerine/bilgilerine açık olan müzede gezi yapılabildiği gibi, dileyen video veya fotoğraf çekebilmekte, yayınların fotokopilerini alabilmektedir.
c) Yazılı ve görsel medyanın röportaj/çekim yapmalarına imkân tanınmakta, böylelikle müzenin çalışmaları/aktiviteleri kamuoyunun bilgisine sık sık sunulmaktadır.
e) Üsküdar Belediyesi Mehmet Naci Aköz Uçurtma Müzesi'nde, uçurtmalarla ilgili çeşitli video filmleri veya özel olarak hazırlanmış sunumlar bulunmakta ve belirli periyotlarda gösterilmektedir.
f) Konuyla ilgili teknik kitaplar, tarihçeler, hikâye kitapları, şiirler, şarkılar ve benzeri belgeler bulunmaktadır.
g) Uçurtmanın tarihi ile ilgili fotoğraf ve fotoğraf destekli tanıtım broşürleri oluşturulmuştur.
h) Tüm mesai günleri Uçurtma Atölyesi'nde uçurtma eğitimi verilmektedir.
I) Atölye çalışmasına katılanlara ülkemizdeki uçurtma kültüründen örnekler uygulamalı olarak yaptırılmaktadır.
i) Atölye çalışmasına katılanlardan sadece malzeme bedeli alınmaktadır (Çıta, kâğıt, ip, kuyruk, vb) Üsküdar Belediyesi Mehmet Naci Aköz Uçurtma Müzesi, zaman zaman çeşitli kurumların salonlarında gezici sergiler düzenlemekte veya konferanslar vermektedir.
j) Üsküdar Belediyesi Mehmet Naci Aköz Uçurtma Müzesi'nin hedefleri arasındaki en önemli amaçların başında, kısa zaman sonra onlarca ülkeye ait, yüzlerce kurum tarafından sağlanmış, binlerle ifade edilebilen bir koleksiyona sahip olarak, sonraki kuşaklara güzel bir eser bırakmaktır.
k) Bu çerçevede 2011 yılında uygulanmak üzere hazırlanan proje ile tüm dünya ülkeleri mercek altına alınarak ilgili ülkedeki federasyon, dernekler, kulüpler ve uçurtmacılar ile iletişime geçilerek uçurtma kültürü ile ilgili çeşitli taleplerde bulunulacak ve bunun takipçisi olunarak koleksiyona yeni katılımların olması sağlanacaktır.
l) Ayrıca, derneğimizin www.ucurtmadunyasi.com adlı sitesinde sanal müze oluşturma çalışmalarımız devam etmektedir. Bu çalışmalar bitirildiğinde müzemizdeki tüm ürünler, sanal ortamda ayrıntılı arşiv bilgileri ile tüm dünyaya hizmet verecektir.
http://www.ucurtmadunyasi.com/index.asp
Etiketler:
çocuklar için,
görülecek yerler,
ilginç yerler,
müze
25 Temmuz 2011 Pazartesi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

















