Türkiye'nin dört bir yanında, birbirinden güzel manzaralar sunan bisiklet rotaları bulunuyor.
HATAY- SAMANDAĞ
Tarihin izinde
Hatay ilinde Amik Ovası, Hatay'ın sayfiye bölgeleri, sahil kesimi gibi birçok güzel bisiklet rotası var. Antakya'ya giderseniz bisiklete binmek için her gün bir yere, güney ya da kuzey rotalarına gidebilirsiniz. Örneğin gidiş dönüş 25 kilometrelik Antakya- Harbiye-Döver yolu bisiklet için biçilmiş kaftan. Antakya merkezden tırmanışla 5 kilometrelik asfalt yoldan Harbiye'ye ulaşılıyor. Burada Harbiye Şelalesi var. Ardından 7-8 kilometre sonra Döver yoluna ulaşıldığında mükemmel bir panaromik manzara sizi bekliyor. Harbiye Şelalesi ayaklarınızın altında. Burada güzel kafelerde günbatımı izlenebilir ve Döver Köyü'ne gidilebilir. Oradan Sinanlı Aknehir'e köyleri takip edilerek Samandağ'a ulaşabilirsiniz. Ya da aynı rota bir başka günde tersten yapılabilir. Yani Antakya Samandağ arasında, anayol yerine kenarından 30 kilometre inişli çıkışlı asfalt köy yolları izlenebilir. Bir tarafınızda deniz, bir tarafınızda dağ olacak Samandağ'a ulaşınca deniz kenarında kayalıklardan açılmış uzun bir tünel olan Titus Tüneli ve kaya mezarları var.
BELGRAD ORMANI
Özel bisiklet parkuru yapıldı
İstanbul'daki Belgrad Ormanı, şehirde yaşayanlar ya da kente gelen bisiklet tutkunları için hâlâ büyük bir çekim merkezi. Orman stabilize yolları ve patikalarının yanı sıra sekiz kilometrelik özel parkuruyla da bisikletçilere geniş bir gezi alanı sunuyor. Dağ bisikletçileri için de tam bir cennet. Bisiklet kulüpleri veya bağımsız gruplar genellikle hafta sonlarında toplanarak orman içinde haritalanmış patikalarda geziyor. Ormana girip birbirine bağlı parkurları kullanarak saatlerce ana- yollara çıkmadan gezmek mümkün. Artık neredeyse İstanbul'un merkezinde kalan Belgrad Ormanı ulaşım kolaylığıyla çok tercih ediliyor. Kentin en uzak noktasından bile bir saatte ulaşılabiliyor. Özellikle piknik sezonunun bittiği şu günler ormanda yürüyüş, koşu orientering (yön bulma yarışı) gibi diğer sporları yapanların da rahat edebeleceği bir dönem. Belgrad Ormanı'nda ayrıca bisikletle yön bulma ve macera yarışları da yapılıyor. Çoğu macera yarışının en az bir etabında bisiklet kullanılıyor. Ormanın kır kahveleri ve restoranları kışın da açık.
MANAVGAT GÖLÜ - ANTALYA
Gölün çevresi 55 kilometre
Manavgat deyince akla hemen görkemli Manavgat Şelalesi geliyor. Nehrin üst bölümündeki Manavgat ve Oymapınar Baraj göllerinin manzarası da en az şelale kadar etkileyici. Çevreleri asırlık çam ormanlarıyla kaplı. Koyları, yarımadaları ve adaları göz alıcı güzellikte. Manavgat bölgesinde hem uluslararası maratonlara hem de bisiklet turizmine hitap eden 90 kilometrelik bisiklet parkuru var. Genellikle Alman turist grupları, kiralık bisikletle rehber eşliğinde geçiyor bu parkurdan. Rotada 30-40 kilometre gibi değişik uzunluklarda birbirini zaman zaman kesen yeşil, kırmızı, mavi, mor işaretli parkurlar var. Gölün etrafındaki tur 55 kilometre. Side veya Manavgat şehir merkezinden çıkılarak Romalılardan kalma Naras Köprüsü'nden Oymapınar Barajı'na çıkılıyor. Asfalt yol ya da orman yolundan gidilebiliyor. Burada Oymapınar'ın baraj setinin üzerine çıkmak güzel bir panoramik görüntü veriyor. Gölün doğusundan devam edip Akışlar Köyü'nde mola verebilirsiniz. Parkur Naras'ta tamamlanıyor.
DÜZCE - AKÇAKOCA
Fındık bahçeleri arasında
Düzce ile Akçakoca arasındaki parkuru otoban çıkışından Çilimli İlçesi'nden girerek başlatabilirsiniz. Otoyoldan ilerleyip Melen Çayı üzerindeki rafting parkurları takip ediliyor. Bu güzergâhta Esmahanım Köyü geçiliyor. Bu köyde mola verebilirsiniz. Köye kadar yaklaşık 20 kilometre. Eğer birkaç gün vaktiniz varsa köyde kalınabilir.
Ertesi gün 6-7 kilometre mesafedeki Aktaş Şelalesi'ne gidebilirsiniz. Bölgenin doğası yeşil, her yer fındık bahçesiyle kaplı. Sahile ulaşınca sola dönürlürse, sahilden geçen yol beş kilometre sonra Kocaali'ye ulaşıyor. Sağ tarafa dönerseniz, beş kilometre sonra Akçakoca'ya varılıyor. Buradan sonra araçla Kocaali tarafından İstanbul'a ya da Kandıra üzerinden Kefken ve Kerpe'ye gidebilirsiniz.
YALOVA - ARMUTLU
Samanlı Dağları'nda orman içinde 30 kilometre
Yalova Çınarcık'taki Teşvikiye Köyü'nden Armutlu Selimiye Köyü'ne kadar uzanan yaklaşık 30 kilometrelik parkur, profesyonel bisikletçilerin en çok kullandığı çalışma alanlarından. Parkurda bir yandan Marmara Denizi'ni bir yandan ormanların yeşilini görebiliyorsunuz. Zaman zaman asfalt yolda, zaman zaman toprak yolda ilerleyen rotada rampalar da var. Parkur güzergâhında, Selimiye Köyü'ne yaklaşık 5 kilometre uzaklıktaki Taz Dağı'nda kullandığı uçağın düşmesi sonucu ölen Onno Tunç adına yapılan anıtı da görebilirsiniz. Parkurun Yalova'ya uzaklığı 25 kilometre. Yalova ve Armutlu civarında yaylalar da var. Yayla yürüyüş rotalarını takip edebileceğiniz gibi orman yolundan da gidebilirsiniz. Termal tesisleri ile ünlü olan bu bölgede termal otellere de gidilebilir. Sonra Sudüşen Şelalesi'ne, ardında Armutlu'ya geçilebilir.
Bisikletçinin vazgeçilmezleri
Uzun yol bisikletçileri mutlaka sırtlarındaki çantada malzemelerini taşır. Çantada bisikletteki arızaları giderecek aletlerin yanı sıra, yağmurluk, terletmeyen yedek kıyafet bulunmalı. Bisiklet kaskı ve eldiven ayrıca pedal çevirirken etrafa dolanmayacak tayt gibi rahat kıyafetler giymelisiniz. Yüzünüze vuracak rüzgârı da hesaba katarak bir bisiklet gözlüğü almanızda yarar var. Yanınızda su ve kumanya taşımayı unutmayın.
http://yercekimi.ekolay.net/haber/2846/654444/Atla-bisikletine-dogaya-karis.aspx
12 Mart 2011 Cumartesi
8 Mart 2011 Salı
görmenizi tavsiye ettiğim iki güzel sergi
değerli arkadaşım artmamila nın blogunda ayrıntıları görebilirsiniz..
sevgili Günay Pesen'in galerisinde
http://www.urunart.com/urunsanat/index.php
7 Mart 2011 Pazartesi
Cumhuriyetimizin odak noktasında yer alan kadınlarımız, modern ve çağdaş günlere gelmemizde önemli görevler başarmışlardır. Kadınlar gününüz kutlu olsun.
kadın
Kimi der ki kadın
Uzun kış gecelerinde yatmak içindir.
Kimi der ki kadın
Yeşil bir harman yerinde
Dokuz zilli köçek gibi oynatmak içindir.
Kimi der ki ayalimdir,
Boynumda taşıdığım vebalimdir.
Kimi der ki hamur yoğuran.
Kimi der ki çocuk doğuran.
Ne o, ne bu, ne döşek, ne köçek, ne ayal, ne vebal.
O benim kollarım, bacaklarım, başımdır.
Yavrum, annem, karım, kızkardeşim,
Hayat arkadaşımdır.
NAZIM HİKMET RAN
26 Şubat 2011 Cumartesi
Yediğiniz meyve karakterinizi belirliyor(muş)-siz hangi meyveyi seviyorsunuz:))
KİRAZ: Hayat sizin için çok da insaflı değil. İnişli çıkışlı bir yaşamınız var, özellikle de profesyonel anlamda... Henüz kendiniz için yeterli birikime sahip olmadığınızı, hala küçük meblağlarla uğraştığınızı düşünüyorsunuz. Müthiş bir hayal gücünüz var, yaratıcı çalışmalarda bulunmaktan hoşlanıyorsunuz. İçten ve sadık bir partnersiniz; ancak duygularınızı ifade etmekte zorlanıyorsunuz.
MUZ: Doğuştan sempatik, hoşgörülü ve şefkatli bir yapınız var. Utangaç bir insansınız ve sık sık özgüven eksikliğinizin kurbanı oluyorsunuz. İnsanlar sizin yumuşak yüzlü oluşunuzdan yararlanıyor. Partnerinizin sizi hem ruhsal hem fiziksel olarak çekmesi gerekiyor ve karşısındakini tanıdıkça seven bir yapıya sahipsiniz. Tabiatınız gereği, ilişkileriniz de uyumlu oluyor.
ÜZÜM: Genel olarak nazik bir insansınız; ancak sık sık ani parlamalarınız da oluyor; fakat çabuk yatışıyorsunuz. Güzel olan her şeyi seviyorsunuz. Sıcak ve sosyal bir insan olmanız sebebiyle çevrenizde popülersiniz. Yaptığınız her şeyden zevk alıyor; aynı coşku ve enerjiyi partnerinizin de paylaşmasını istiyorsunuz. İnsanlar sizinle beraberken sıkılmıyor; çünkü onlara önerecek çok şeyiniz var.
ELMA: Savurgan, fevri ve lafını sakınmayan bir insansınız; sert ve öfkeli bir yapınız var. Çok iyi bir organizatör olmasanız da, bu iyi bir lider olmayacağınız anlamına gelmiyor. Hızlı karar verme ve ileriye dönük adımlar atmada çok iyisiniz. Seyahat etmekten hoşlanıyorsunuz. Partnerinizle beraberken gözleriniz ışıldıyor. İçinizdeki yaşama sevincini hiç söndürmüyorsunuz.
PORTAKAL: Sonsuz sabır ve iradeye sahip bir karaktere sahipsiniz. İşlerinizi yavaş ancak derinlemesine inceleyerek yapıyorsunuz; sıkı çalışmaktan da asla yılmıyorsunuz. Çekingen olma ihtimaliniz çok yüksek; ancak güvenilir ve sözünün eri bir arkadaşsınız. Partnerinizi ince eleyip sık dokuyarak seçiyor ve onu tüm kalbinizle seviyorsunuz. Anlaşmazlıkları ne pahasına olursa olsun engelliyorsunuz.
ARMUT: Aklınıza bir şey koydunuz mu muhakkak başarıyorsunuz; fakat genel olarak değişken ve başladığı işi bitirmekte zorlanan bir yapınız var. Çünkü emeğinizin sonucunu hemen elde etmek veya baştan sonucun ne olacağını bilmek istiyorsunuz. Zihinsel uyarılmalara açıksınız ve fikir bazında tartışmalardan hoşlanıyorsunuz. Çok çabuk arkadaşlık kurabilseniz de, ilişkileri devam ettirmekte sorun yaşıyorsunuz.
KAVUN: Korkusuz bir insansınız; olup biteni, başınıza gelenleri doğal karşılıyor, üstünde durmuyorsunuz. Eğlenceli kişiliğiniz ve cömert yapınız nedeniyle insanlar size çekiliyor. İş yaşamında tuttuğunu koparan bir insansınız; doğru zamanda doğru yerde olmakta ustasınız. Yeni insanlarla tanışmaktan hoşlanıyorsunuz. Karşı cins üzerindeki en etkili silahınız; mizah anlayışınız!
NCİR: Ciddi, düşünceli ve duyarlı bir yapıya sahipsiniz. Sosyalleşmekten hoşlansanız da, belli bir mesafeyi korumaya özen gösteriyorsunuz; kendinize sakladığınız bir alan her zaman olmalı... Açıkgöz, çabuk kavrayan ve cin gibi bir insan olmanız sebebiyle, özellikle iş yaşamında tepeye oynuyorsunuz. İnatçı bir insansınız. Partnerinizde tutkulardan önce beyine bakıyorsunuz.
ŞEFTALİ: Oldukça neşeli bir yapıya sahipsiniz. Yaşamayı seviyorsunuz. Dostluklar hayatınızın vazgeçilmez bir parçası... Olayları büyütmüyor ve çabuk bağışlıyorsunuz. Açık sözlü ve dobra bir insansınız. Bağımsız ve hevesli karakteriniz sizi tuttuğunu koparan bir insan yapıyor. İdeal bir partner ve tutkulu bir aşıksınız; ancak sevginizi diğer insanların gözü önünde göstermekten hoşlanmıyorsunuz.
24 Şubat 2011 Perşembe
Tasarım Parkı'nda “Tasarımda Kadınca Kodlar” Sergisi…
Tasarım Parkı'nda “Tasarımda Kadınca Kodlar” Sergisi…
Tasarım Parkı, sıra dışı tasarım etkinliklerine bir yenisini ekliyor. Dünya Kadınlar Günü’ne ithaf edilen “TASARIMDA KADINCA KODLAR SERGİSİ”; endüstriyel tasarımcı, içmimar, mimar, grafiker, moda tasarımcısı kadınların eserlerine ev sahipliği yapıyor.Serginin, kadınların dünyadaki değeri, önemi ve yaşam haklarının konuşulduğu günde açılıyor olmasının, “Kadının tasarımdaki yerini ve önemini vurgulamak amaçlı” olduğunu belirten tasarımcı ve Tasarım Parkı kurucusu Nursema Öztürk; “Türk kadınları olarak tasarladığımız eserlerimizle dünya sahnesinde yer edinmeye başladık. Kadın kimliğimizi ön plana çıkarmadan, yaratıcılığımız ve zekamızla bu sahnede var olma mücadelesi veriyoruz. Bu sergi ile ‘Biz de buradayız ve üretiyoruz’ mesajımızı vurgulamak istedik” diyor.
İdealist kadınlardan oluşuyor…
Sergiye katılan kadın tasarımcılar eğitimli, vizyonu geniş, dünyaya açılmış ya da açılmaya çalışan, bildiklerini üniversitelerde öğrencileri ile paylaşan idealist kadınlar… Sergi katılımcıları arasında Gamze Güven , Oya Akman, Alev Ebuzziya, Aslı Kıyak, Bahar Korçan, Mehtap Obuz gibi isimler bulunuyor. 30 tasarımcının eserleri, iki ay süresince Yoğurtçu Parkı’nın tam karşısındaki Tasarım Parkı’nda sergilenecek.
Serginin küratörü, aynı zamanda Tasarım Parkı kurucusu tasarımcı Nursema Öztürk… Serginin danışma kurulunda ise Esin Benöz, Özlem Devrim, Umut Kart, İrem Toprakkaya, Oya Akman, Gamze Güven ve Yasemin Aksoy gibi alanlarında uzman kadınlar bulunuyor.
Haber: KADİR TOPRAKKAYA
http://www.kadikoylife.com/TASARM_PARKNDA__TASARMDA_KADNCA_KODLAR__SERGISI_/750
23 Şubat 2011 Çarşamba
değerli arkadaşım O.K.A. - MAVİ TUTKU beni ödüllendirmiş...
bu anlamlt ve değerli ödül için O.K.A. - MAVİ TUTKU -http://benve-phonix.blogspot.com/ ya çok teşekkür ediyorum,bende bu güzel ödülü severek izlediğim tüm blog arkadaşlarıma göndermek istiyorum..hepimiz için güzel paylaşımların keyifle devamını diliyorum..
Necdet Kalay ( 1932)- (1984) -Resimlerini çok beğendiğim ressamlarımızdan
1932 yılında İstanbul'da doğan Necdet Kalay, ilk ve orta öğrenimini bu şehirde tamamlamıştır. İlk çalışmalarına heykel sanatçısı Faruk Morel ve ressam Şeref Akdik'ten ders alarak başlayan sanatçı, daha sonraki yıllarda İDGSA Resim Bölümü'nde eğitim görmüştür. 1954-1957 yılları arasında eğitim gördüğü Güzel Sanatlar Akademisi'nde pek çok otoriteden resimle birlikte sanat bilgisi dersleri de almış, böylece sanat kültürünü de geliştirmiştir.
Daha çok kendi kendisini geliştirdiği kabul edilen Necdet Kalay, ilk sergisini 1960 yılında İstanbul'da açmıştır. 1970'li yıllarla birlikte resim çalışmalarına yurt dışında devam etme kararı alan sanatçı, o dönemin en ünlü Türk ressamları arasına girmeyi de başarmıştır. Türkiye'deki özel koleksiyoncuların ilgisinin Türk ressamlarına yöneldiği o yıllarda; Necdet Kalay, son derece popüler bir ressam olarak pek çok resim satmıştır. Necdet Kalay'ın resimlerinde daha çok Anadolu peyzajının geniş fırça tuşlarıyla çalışıldığını görürüz. Onun resimlerinde görüntüyü ana çizgileriyle vermeyi amaçlayan bir özellik ve dekoratif yanı ağır basan bir anlayış ön plandadır. Sanatçı, 1984 yılında ölmüştür.
not:resimler ve biyografi netten alıntıdır.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)