25 Haziran 2012 Pazartesi

Burhan Doğançay Retrospektifi-04 Haziran 2012 ~ 23 Eylül 2012



Burhan Doğançay Retrospektifi
 
İstanbul Modern
Tarihler: 04 Haziran 2012 Pazartesi ~ 23 Eylül 2012 Pazar
Adres: Meclis-i Mebusan Cad. Liman İşletmeleri Sahası Antrepo No: 4, 34433 Karaköy Beyoğlu İstanbul
Telefon: 0212 334 73 00
İstanbul Modern, yeni sergisinde çağdaş Türk sanatının önde gelen isimlerinden Burhan Doğançay’ın 50 yıllık çalışmalarından oluşan kapsamlı bir sergi sunuyor. Kent Duvarlarının Yarım Yüzyılı: Burhan Doğançay Retrospektifi, sanatçının 14 ayrı dönemini ve dünyanın önde gelen müzelerinin koleksiyonlarında bulunan 120 çalışmasını izleyiciyle buluşturuyor. Yıldız Holding'in sponsorluğunda gerçekleşen sergi, Doğançay’ın yarım yüzyıllık sanatsal birikimini aktarıyor. 23 Mayıs - 23 Eylül 2012 tarihleri arasında İstanbul Modern Süreli Sergiler Salonu’nda yer alan serginin küratörlüğünü Levent Çalıkoğlu yapıyor.
“Duvarlar toplumun aynasıdır” diyen Burhan Doğançay, 1960’lardan bugüne duvarlar aracılığıyla modern ve çağdaş kent kültürünün toplumsal, kültürel ve politik dönüşümünü araştırıyor. Bir kent gezgini olarak yarım yüzyıldır dünyanın farklı şehirlerindeki duvarların izini sürüyor. Zamanın her türlü müdahalesine açık bu yüzeyleri bir antropolog gibi inceliyor. Kamusal alandaki duvarların kişisel anlatı ve mesajlarla biçimlenmesini resmediyor, kent hayatındaki toplumsal dönüşümlere sosyal ve politik imgelerle işaret ediyor. Doğançay’ın çalışmalarındaki çeşitlilik, farklı üslup ve tekniklerle işlediği serilerde yansıma buluyor.
Burhan Doğançay eğitim yıllarından bu yana dünyanın dört bir yanında gezerek kent kültürünü araştırıyor, 70’li yılların ortasından bugüne, fotoğraf makinesiyle seyahat ettiği 114 ülkedeki duvarların kaydını tutuyor. Kent duvarlarını tuval yüzeyinde yeniden yaratan Doğançay’ın son 50 yıllık çalışmaları fotoğrafçı kimliğiyle paralel ilerliyor. Çalışmalarında merkez aldığı kent duvarlarını fotoğraflarla arşivliyor, bu birikimden yararlanarak duvar sanatını icra ediyor.
“İnsan deneyiminin anıtları ve zamanımızın bir arşivi”
Burhan Doğançay’ın sanat serüveninin odağında önce New York duvarları, 1970’lerden itibaren dünya duvarları bulunur. Resim, heykel, fotoğraf, duvar halısı gibi farklı malzeme ve tekniklerle çalışmasına karşın, özellikle kolaj ve boya tekniği üzerinde yoğunlaşır. Kent duvarları tekrarlanan bir tema olmasına rağmen, bunlar çeşitli üsluplarla yorumlanır. Ağırlıklı olarak ‘kolaj’ ve ‘fümaj’ teknikleriyle çalışan Doğançay serilerinde duvarları yeniden üretir. Sanatçının kapılardan, fayanslara, yapıtlar üzerine gerilen siyah plastikten, farklı renklere, graffitiye ve afişlere uzanan geniş bir malzeme anlayışı vardır. Gözlemlediği çağdaş kent hayatını yansıtan duvarların yıpranmış dokusu, “bir tür toplumsal DNA ya da evrensel bilincin izi” olarak değerlendirilebilir.
Kent duvarları, Doğançay için “Zamanın akışının belgeleridir, sosyal, siyasal ve ekonomik değişimi yansıtırlar, aynı zamanda doğa güçlerinin saldırılarına ve insanların bıraktıkları izlere tanıklık ederler. Kent duvarlarını insan deneyiminin anıtları yapan ve zamanımızın bir arşivi haline getiren de budur.”
Doğançay monografisini yazan Roy Moyer, “Duvarın ötesinde ne var?” diye sorarak şöyle yanıtlar: “Doğançay’ın tasvir edilmeyen olayları hayal ettirtebilme yönünde dikkate değer bir becerisi var… Resmin yüzeyini kullanarak kişiye kendisine gösterilmeyenleri tahmin ettirmeyi başarıyor. Tuvalin ön ve arka yüzü arasında muzip bir belirsizlik yaratıyor.... Doğançay’ın bütün eserleri, onun trajik, bozulmuş, sahte ve terk edilmiş olan karşısındaki kaygısını araştırmasını yansıtır. Onun kent resimleri kentin çürümüşlüğü ve yıkımını akla getirir; kent yaşamının iflas ettiğini ve kontrolden çıktığını, parçaları yeniden bir araya getirmemizin mümkün olmadığını hissettiren yabancılaşma duygusunu çağrıştırır.”
1965 yılında New York’taki Solomon R. Guggenheim Müzesi’nin Doğançay’ın bir yapıtını satın almasıyla sanatçının çalışmaları ilk kez büyük bir müzenin sürekli koleksiyonunda yer aldı. Günümüzde sanatçının duvar resimleri, dünyanın önde gelen müzelerinde, önemli kurum ve özel koleksiyonlarında bulunuyor.
Burhan Doğançay'ın eserleri, Boston'daki Museum of Fine Arts, Londra'daki Victoria & Albert Müzesi, Paris'teki Pompidou Center, Londra'daki British Museum, Münih'teki Pinakothek der Moderne, Stockholm'deki Moderna Museet, New York'taki Guggenheim Müzesi gibi dünyanın önde gelen 70’ten fazla müzenin koleksiyonunda yer alıyor.
2004 yılında Burhan Doğançay’ın taşbaskı çalışmalarının New York'taki Metropolitan Müzesi’nin daimi koleksiyonuna girmesinin ardından, 2012 senesinde ise Ribbon Mania isimli yapıtı müzenin resim koleksiyonuna alınan ilk Türk çağdaş sanat yapıtı oldu.

2 Haziran 2012 Cumartesi

mimlenmişim...



canım kardeşim berna umutluhayat beni tatil konusunda mimlemiş...teşekkür ederim.bende kendisi gibi bir seyahat tutkunuyum.şimdi elimden geldiğince cevaplayayım...
Konumuz ttil seçimi yaparken en güvendiğiniz siteler ve rutin olarak gittiğiniz tatil yerleri...
1:En güvendiğim tur operatörleri jolly tur ve Anı tur

2:en güvendiğim internet tatil sitesi tripadvisor , tatilsepeti

3:severek tatil yaptığım yerler Bozcaada,Amasra,Kaş,Sığacık,Bodrum ve Alanya..

bende sevgili arkadaşlarım   mutfaktakiruya , artmamila ,, Not defterimden 'i mimliyorum kolay gelsin arkadaşlarıma..


31 Mayıs 2012 Perşembe

meteliksiz-Mark Boyle

Yazar :
Yayıncı : Derin Kitap
Açıklama : Bir adamın normalde asla sorgulanmayan gündelik ekonomik alışkanlıklarımıza sırtını dönerek tüketim çılgınlığına dur dediği bir yolculuk. Mark Boyle bizi içine çeken, cana yakın bir kitap yazmış; önden gidip diğer insanlarla, bizi var eden dünyamızla ve kendimizle daha dengeli bir hayatı paylaşabileceğimiz daha güzel başka bir dünyadan bize haberler yollayan bir izci gibi. Andrew Simms, Tescopolynin yazarıOkuması bir zevk. Küresel sürdürülebilirlikten mahallelerimize kadar pek çok konuya temas eden önemli bir deney. Boyle, başından geçenleri zekice, mizahla ve cömertlikle paylaşmış.Patrick Whitefield, The Earth Care Manualın yazarı
not.http://www.rafrafkitap.com/alıntıdır

18 Nisan 2012 Çarşamba

Gündüz Karul Resim Sergisi-14 Nisan - 4 Mayıs 2012






1946 yılında İstanbul, Kanlıca'da doğdu.
Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu Seramik Bölümü'nde öğrenim gördü.
Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Yüksek Resim Bölümü'nden 1972 yılında mezun oldu.
Bu onikinci kişisel sergisinde de, hikayesinin devamını her zaman olduğu gibi yapıtları anlatacak. 
Gündüz Karul













http://www.bakrac.com/index.asp

6 Nisan 2012 Cuma

13.KEZ BİN ÇOCUĞA BİN OYUNCAK KAMPANYAMI​Z DEVAM EDİYOR...http://www.sevgimagazasi.org/



13.KEZ  BİN ÇOCUĞA BİN OYUNCAK KAMPANYAMIZ DEVAMEDİYOR…
21 NİSAN’DA HEPİNİZ DAVETLİSİNİZ…

Sevgili Dostlar;

Bu yıl 21 Nisan  Cumartesi günü saat 10.00’da bizden yardım alan ihtiyaçsahibi
500 SEVGİ MAĞAZASI ÇOCUĞUNA oyuncak vekitap dağıtmaya devam ediyoruz.

Geçtiğimiz yıllarda 23Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri kapsamındagerçekleştirdiğimiz Oyuncak Dağıtımında, 1300 çocuğumuza Derneğimizden oyuncakve kitap dağıttık.

2008 Aralık ayındabaşlattığımız Oyuncak Kampanyamız ile bugüne kadar Edirne’denAğrı’ya kadar köy okullarımız dahil 12.750çocuğumuza oyuncak ulaştırdık.

Biz çocuklarımızlabirlikte yiyeceğimizi paylaştık ve en önemlisi onların gözlerindeki sıcacıksevinci yüreğimizde hissettik. Bizlerde çocuklarımız kadar şendik.

Tarifi zor, ancak yaşarkenhissedilebilecek bu coşkulu paylaşımda sizleri de yanımızda görmek veyüreklerimizi bir kez daha ısıtmak istiyoruz.

21 Nisan  2012 Cumartesi günüeğlencemizi renklendirmek için süsleme malzemesine balon, kurdela, düdük, şapkavb. malzemelere ve daha çok
OYUNCAK ile ÇOCUK KİTABINA ihtiyacımızbulunmaktadır.

Sizler bu malzemeler içinmaddi destekte bulunabilir ya da emeğinizle katılabilirsiniz.

Sevgi ve Saygılarımızla,

YÖNETİM KURULU

İrtibat Tel :0216 545 8459 / 0530 330 8887

not:değerli dostlar sevgi mağazasından gelen bu maili sizlerle paylaşmak istedim imkanlarım ölçüsünde zaman zaman yardımcı olmaya çalıştığım,çalışmalarını takdirle takip ettiğim bir  kurum/

http://www.sevgimagazasi.org/


Sevgi Mağazası info@sevgimagazasi.org

28 Mart 2012 Çarşamba

“DERİNDENİZLER” NESLİHAN ZABCI ERDAL 24mart-13 nisan 2012 -BAKRAÇ SANAT GALERİSİNDE











“DERİNDENİZLER”    
NESLİHAN ZABCI ERDAL; RENKLİ BİR KİŞİLİK,  RENKLİ VE FARKLI BİR SERGİ     
Neslihan Zabcı Erdal, gelişimini çok küçük yaşlardan başlayarak izleme fırsatını bulduğum çok disiplinli bir sanatçı. Çocuk yaşlarda hem müzik ile (flut ) hem plastik sanatlarla ilgilenmeye başlayan Zabcı, görsel sanatlar eğitimine grafikle başlayarak,  yağlı boyaya geçmiş, ikinci boyutla yetinmeyen ruhu, ona seramik sanatının kapılarını açmış, bir süre büyük duvar panoları, üç boyutlu sanat objeleri üretmişti. Ancak sanatçı  kendini ifade etmek için dil arayışı içinde, önce İtalya’da mozaik sanatının merkezi  Ravenna’da  mozaik eğitimi alıp, kompozisyonlarını bu kez farklı bir mediumda farklı malzeme ile çalışmaya başladı. Bir ileriki aşamada bu kez  mozaikleri üçüncü boyutta heykeller olarak tasarlamaya başladı. Son  yıllarda mozaik tablolar ve heykeller üzerine yoğunlaşan sanatçının  eserlerinde benim için en belirgin özellik,  çoşkulu bir iç dünyanın göstergesi olan  renk kullanımı olagelmiştir. Hayatı yaşadığı gibi yansıtan Neslihan Zabcı Erdal,  cömert ruhunu eserlerine hem desenlerindeki rahat,  güvenli  çizgilerle, hem de çok geniş bir paletten seçtiği ve büyük bir özgüvenle kullandığı renklerle yansıtır.     
Bu kez deniz altı dünyasına açılan bir tema çerçevesinde oluşturduğu eserlerinde kişiliğin imzası olan bu genel yaklaşımından vazgeçmek yerine, onu daha da  özgürce, ve deneyimli sanatçılara özgü bir kolaylıkla ileriye götürüyor.  Çoğu kez doğadan yola çıkan (portrelere yöneldiği, daha gizemli daha kapalı bir iç dünyayı işaret ettiği bir ara dönemi saymazsak)  konu seçimlerinde, ele aldığı konuya mutlaka, kendi iç dünyasının o çocuksu,  muzip dokunuşlarını katar. Bu şakacı hava özellikle bir dönem yaptığı portrelerde kendine dönük kara alaya dönüşmez de değil. Ancak bu kez  bu sergide konularına karşı yaklaşımında güç lü ve pozitif enerji seziliyor.  Deniz anemonları,  ahtapotlar,  lüferler, kalamarlar, orfozlar onun bakış açısıyla zaman zaman kendi doğal ortamlarında (gece      Göçek körfezinde örnegin mehtap altında) ya da çoğumuzun sevdigi gibi (bir kadeh şarap eşliginde masada) hayatımızın doğal bir parçası olarak yeniden üretilmişler. Kendi doğal renklerinin de ötesinde bir canlılıkla, bir yeniden yorumlamayla, sanatçının dokunuşuyla karşımızdalar.  Bu sergide ilk kez  sanatçı çalıştığı iki alanı birleştiriyor. Mozaik ve seramik bu sergide aynı eserde biraraya geliyorlar. Zabcı, mozaik bir fona yaslanan seramik sujeler üzerinde çalışmış  bu kez bazı eserlerinde. Sanatçı tek bir malzeme ya da usluba bağlı kalamayacağını, sürekli yeni araştırma alanlarına gireceğini de müjdelemiş oluyor bize.  Böylece bu eserleri seyrederken sanatçıyı da tanımış oluyoruz. O bize eserlerinin ardındaki,  araştırmacı, sürekli kendine  yeni hedefler belirleyen, hayatı tüm gücüyle sarmalayan,  onu kutlayan bir kişiliği tanıtıyor. Güçlü bir  yaratıcılık bu.     
Güçlü bir imza.   
NİHAL GEYRAN KOLDAŞ

not :Bakraç Sanat galerisi sitesinden alınmıştır