5 Şubat 2011 Cumartesi

Devlet Tiyatroları yollarda!

Devlet Tiyatroları Şubat ayında, 14 değişik oyunla, 31 yerleşim merkezinde, 33 turne temsili verecek!

DT’den yapılan yazılı açıklamaya göre, Ankara Devlet Tiyatrosu, Semih Sergen’in yazıp yönettiği "Erkek Ve Kadın"ı, 3 Şubat’ta Karabük’te

sahneleyecek. Hatice Meryem’in yazdığı Funda Mete’nin derleyip yönettiği "Sinek Kadar Kocam Olsun Başımda Bulunsun" adlı oyun da 15 Şubatta Polatlı’da temsil verecek. Aynı oyun, 17 Şubatta Uşak’ta, 18 Şubatta Kütahya’da, 19 Şubatta Afyon’da, 26-27 Şubatta Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Büyük Sahne’de sanatseverlerle buluşacak.
Adana Devlet Tiyatrosu, Gülriz Sururi’nin yazıp yönettiği "Kısmet"i 8 Şubatta Hatay’da, 9 Şubatta Osmaniye’de, 10 Şubatta Kilis’te sahneleyecek. Trabzon Devlet Tiyatrosu, Uğur Saatçi’nin yazdığı, Barış Erdenk’in yönettiği "İstibdat Kumpanyası" adlı oyunu, 8 Şubatta Ayancık’ta, 9 Şubatta Sinop’ta olacak.
Erzurum Devlet Tiyatrosu’nun, Dersu Yavuz Altun’un yazdığı, Serkan Kunter’in yönettiği çocuk oyunu "Benim Güzel Pabuçlarım", 14 Şubatta

Erzincan’da, Vasıf Öngören’in yazdığı M. Doğan Yağcı’nın yönettiği "Asiye Nasıl Kurtulur" adlı oyunu da 14 Şubatta Erzincan’da, 21 Şubatta Gümüşhane’de, 22 Şubatta Bayburt’ta sahnelenecek.
Diyarbakır Devlet Tiyatrosu Orhan Asena’nın yazdığı, Tamer Levent’in yönettiği "Ölümü Yaşamak"’la, 14 Şubatta Viranşehir’de temsil verecek. Habib Bektaş’ın yazdığı, Özlem Gür’ün yönettiği "Titil ile Bibil" ise 16 Şubatta Siverek’te olacak.
İstanbul Devlet Tiyatrosu Shakespeare’nin yazdığı, Orhan Burian’ın çevirdiği, Hakan Çimenser’in yönettiği "Beğendiğiniz Gibi" adlı oyunu 16 Şubatta Gebze’de, Mate Matisic’in yazdığı’ Füsun Günersel’in çevirdiği’ Kazım Akşar’ın yönettiği "Bedensiz Kadın" adlı yapıtı da 22 Şubatta Kırklareli’nde, 23 Şubatta Tekirdağ’da, 24 Şubatta Çorlu’da, 25 Şubatta Edirne’de olacak.
Van Devlet Tiyatrosu Sam Bobrick’in yazdığı, Eylül Aktürk’ün çevirdiği, Sinan Pekinton’un yönettiği "Sara’yı Evlendirmek" adlı oyununu 17 Şubatta Iğdır’da, 18 Şubatta Doğubeyazıt’ta, 21 Şubatta Hakkari’de izleyiciyle buluşturacak.
Bursa Devlet Tiyatrosu Adem Atar’ın yazdığı, Zeki Gürdal Karaoğlu’nun yönettiği "Özgürlük Oyunu" adlı eseri 22 Şubatta Sakarya’da, 23 Şubatta Bolu’da sahneleyecek.
Konya Devlet Tiyatrosu Cem Günen’in yazdığı, Tomris Çetinel’in yönettiği "Suskunlar Kapısı (Bab-ı Hamüşan)"nı 25 Şubatta Mut’ta, 26 Şubatta da Karaman’da beğeniye sunacak.
Antalya Devlet Tiyatrosu Ahmet Önel’in yazdığı, Ali Meriç’in yönettiği "Hadi Aldat Bakalım"ı 25 Şubatta Isparta’da, 26 Şubatta Burdur’da

sanatseverlerle buluşturacak.
  http://sanat.milliyet.com.tr/Milliyet.aspx?aType=AltKategoriYeni&KategoriID=30&PAGE=2

2 Şubat 2011 Çarşamba

Kansızlık tedavisinde doğru beslenme modeli

http://www.ntvmsnbc.com/id/25177428#storyContinued

Yoğurtlu değil, yumurtalı...

Anemi tedavisinde başarı için her öğünde bol yeşillik yenmesi, demir kaynağı ıspanağın yumurtayla pişirilmesi ve ara öğünde kalsiyumdan zengin besinlerin tüketilmesi öneriliyor
  Türkiye’de demir yetersizliği anemisi görülme sıklığı giderek artıyor. Kansızlık özellikle çocuklarda, gebe ve emzikli kadınlarda sıklıkla ortaya çıkan bir sorun.
Çocuklarda demir eksikliğine bağlı oluşan kansızlık; büyümeyi yavaşlatıyor, zekâ gelişimini olumsuz etkiliyor, enfeksiyonlara yakalanma riskini artırıyor.
Kansızlık tedavisinde doğru beslenme modeli de büyük önem taşıyor. Diyetisyen Şefika Aydın Selçuk, demir eksikliğine bağlı kansızlık tedavisinde tüketilmesi gereken besinler hakkında şu bilgileri veriyor:

EN İYİ DEMİR KAYNAĞI BESİNLER!

• Karaciğer, kırmızı et, tavuk ve balık eti

• Yumurta

• Üzüm ve pekmez

• Kuru baklagiller

• Kuru kayısı, kuru üzüm, kuru dut gibi kuru meyveler

• Yeşil yapraklı sebzeler ( ıspanak, pazı )

• Fındık, fıstık ve susam
BAKLAGİLLERİ ETLE, YUMURTAYI PORTAKAL SUYU İLE TÜKETİN

Demir emilimini artırmanın önemli bir yolu bu besinleri C VİTAMİNİ ile birlikte tüketmek.
• Her öğünde bol limonlu yeşillikler ve bu yeşilliklerden oluşan karışık bir salata, demir emilimi artırır.

• Yumurta tüketilirken yanına taze sıkılmış portakal veya greyfurt suyu tercih edilmesi, yumurtadaki demirin daha fazla emilmesini sağlar.

• Yumurta haşlama yerine kimi zaman menemen gibi pişirilip; yeşil, kırmızıbiber, domates ve soğanla C vitamini kazandırıldığında, demirin alımı artırılmış olur.

• Ispanak yoğurt ile tüketildiğinde demir emilimi azalır. Ispanağın yumurta ile pişirilmesi ise biyoyararlılığını artırır.

• Kurubaklagil ve tahıllı yemekler; yanında mutlaka bol maydanozlu, marullu, domates ve limonlu salata ile tüketildiğinde, tahıl ve baklagillerin içindeki demir daha fazla emilir. Ayrıca bu besinler kıyma, parça et ya da tavukla pişirildiğinde demir alımı artar.

• Demir eksikliği ileri boyutta olan kişiler; süt, yoğurt ve ayran gibi kalsiyum içeren gıdaları yemeklerin yanında değil, ara öğünlerde tüketmelidir. Çünkü kalsiyumun demirin emilimini yavaşlatma özelliği vardır.

• Kahvaltılarda 1- 2 tatlı kaşığı kadar pekmez günlük demir ihtiyacının çoğunu karşılar. Özellikle keçiboynuzu pekmezi yüksek demir içerir.

• Ara öğünlerde; kuru meyvelerden kayısı, dut ve kuru üzüm, günlük demir alımına katkıda bulunur.
YEMEKLERLE ÇAY VE KAHVE TÜKETMEYİN

Çay ve kahveyi ara öğünlerde tüketmek gerekir. Özellikle çayda bulunan fitat ve tanenlerin demir emilimini azaltmamaları için, çayı açık ve limon sıkarak içmekte yarar var.

31 Ocak 2011 Pazartesi

Dar balkonda kısa paslaşmalar




Şehirde yaşıyorsanız ve evinizin küçük bir balkonu varsa pratik fikirlere her zaman ihtiyaç duyarsınız.







Yaz akşamları dostlarla sohbet etmek, şarap eşliğinde müzik dinlemek, dergi okumak, güzel bir Pazar sabahı kahvaltısı yapmak gibi daha pek çok keyfi sığdırdığımız ufak balkonlarımızı her yaz farklı dekorasyon çözümleriyle keyif mabetlerine dönüştürmek için yaratıcı fikirler ararız.



Ege sahillerinde deniz manzaralı bir otel odasının balkonu ya da yazlık evlerimizin geniş teras ve balkonları kadar alana ve manzaraya sahip olamasanız da şehirli balkonlarınızda da çok keyifli bir atmosfer yaratabilirsiniz. Balkonlarınızda yerinizin dar olması büyük düşünemeyeceğiniz anlamına gelmiyor. Küçük alanlarda bile büyük fikirler ve yaratıcı dekorasyon çözümlerini hayat geçirebilirsiniz. Tek yapmanız gereken aklınızdan geçenleri biraz sadeleştirmek ve basitleştirmek. Balkonunuzun her metrekaresinden maksimum faydayı elde etmeye çalışın ve önceliğinizi belirleyerek işe başlayın: Önceliğiniz balkonunuzda yemek yemek mi, kitap-dergi keyfi yapıp müzik dinlemek mi, ayaklarınızı uzatıp dinlenmek mi yoksa sadece çiçek yetiştirmek mi? Balkonunuzu ne şekilde değerlendirmek istediğinize karar verdikten sora bir stil belirleyin ve beğendiğiniz dekorasyon fikrini hayata geçirin.



Biz sizin için, yaz aylarında yorucu şehir hayatından kaçıp yaşayabileceğiniz keyif dakikalarını, daracık anlara sığdırmak için ilham verebilecek birkaç dekorasyon önerisi hazırladık:



• Balkonunuzu dinlenmek ve dergi, gazete, kitap okumak için kullanmak istiyorsanız, en ideal oturma çözümü balkonun bir köşesine ahşaptan bir oturma grubu yaptırıp üzerine bolca renkli yastık atmak. Üstelik bu oturma grubunu bir sandık gibi de tasarlatabilir ve depolama çözümü olarak da değerlendirebilirsiniz.

• Önceliğiniz balkonda yemek yemekse, fazla yer kaplamayan yuvarlak bistro masalar ve katlanır sandalyeler en ideal çözüm. Masa-sandalye takımı almak yerine farklı renk ve tarzda sandalyeleri ferforje veya ahşap bir bistro masayla kombine edebilirsiniz.

• Biraz renk ve farklı dokuları bir arada kullanarak, dar bir balkonda bile değişik alanlar yaratabilirsiniz.

• Balkonunuzun bir duvarına boy aynası monte ederek görsel bir hile yapabilir, alanı iki kat daha büyük gösterebilirsiniz.


• Balkon aksesuarlarınızı ve çiçeklerinizi sergilemek için raflar ve katlı sistemler kullanarak yerden kazanabilirsiniz. Ikea’nın katlı metalik raf sistemleri veya duvara dayayabileceğiniz bir merdiven çiçeklerinizi sergilemek için ideal bir çözüm.

• İkea’ın güneş enerjili Solig balkon aydınlatmalarıyla hem doğayı koruyabilir hem de yaz akşamlarınıza ışıltı katabilirsiniz.

• Balkonunuzun bir köşesinde, büyük bir galvaniz tepsinin içine sahilden topladığınız çakıl taşları ve kum koyarak farklı boylarda beyaz mumlar yakabilir, keyifli yaz akşamlarının tadını çıkarabilirsiniz.

• Bu yaz tüm dekorasyon adreslerinde görmeye alışkın olduğunuz boy boy ve renk renk fenerleri duvarınıza monte edebilir ya da farklı boylarda galvaniz fenerleri balkonunuzun bir köşesinde yere koyabilirsiniz

http://kadin.milliyet.com.tr/dar-balkonda-kisa-paslasmalar/evdekorasyon/haberdetay/11.08.2010/1275138/default.htm?PAGE=2

29 Ocak 2011 Cumartesi

29 Ocak 2014 Şubat 2011 tarihleri arasındaki ı Kadıköy Sanatçılar Derneği Geleneksel 10.yıl lResim ve Cam sergisine davetlisiniz...

 


 Kokteyli.29 Ocak 2011 saat 16.00-18.00 Kadıköy Belediyesi Fuaye
 
 
   üyesi olmaktan gurur duyduğum Kadıköy Sanatçılar Derneğinin 10.yıl sergisini değerli başkanımız Sayın Perihan Baykal nezdinde  kutlar,değerli arkadaşım Nilgün Dayıcıoğlu  ve sergiye katılan tüm üye arkadaşlarıma başarılar diliyorum(ben maalesef geçirmekte olduğum ağır grip nedeniyle bu sergiye katılamadım:(((bir dahaki sergiye inşallah)

28 Ocak 2011 Cuma

Neşe Gümüşçüoğlu :: Suluboyanın Sevgiyle Dansı- 01 Şubat -15 Şubat 2011



.Deyim Sanat Galerisi, kuruluşunun 27. yılında 1 Şubat – 15 Şubat 2011 tarihleri arasında Neşe Gümüşcüoğlu’nun 26. kişisel Suluboya Resim Sergisi’ne ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.


Neşe Gümüşcüoğlu, İstanbul, Kadıköy’de doğdu ve halen orada yaşamaktadır.


1985 yılında resim çalışmalarına başlayan sanatçı , Suluboya tekniğinin heyecanlı ve duygusal yapısına çok uyduğunu ve bu yolla kendisini daha iyi ifade edebildiğini fark ederek bu dalda yoğunlaşmıştır.


Bir nefeste spontane fırça darbeleriyle elde edilen akışkan ve şeffaf lekelere, gerektiğinde yoğun ve şiddetli tonlar da katarak özgün bir dil oluşturan Neşe Gümüşcüoğlu, Uluslararası Plastik Sanatlar Derneği ve Suluboya Ressamları grubu üyesidir.


Bugüne kadar pek çok karma sergiye de katılan sanatçının canlı ve sıcak renklerden oluşan resimlerinin konusu yine “Peyzajlar”, “Gelincikler”, “Yarış Atları”, “Tangolar” ve “Flamenkolar”dır. Gümüşçüoğlunun adeta sanat yaşamının son 10 yılının bir özetini görebilirsiniz..

  Deyim Sanat GalerisiBüyükdere Cad. Meydan Sok. Sheraton Oteli Yanı Plaza Spring Giz No.3

Maslak

212 - 286 21 84

Bu icatlar dünyayı kurtaracak



Bugün faaliyette olan nükleer reaktörler 1950’lerde geliştirilen standart teknolojiyi kullanıyor. Terra Power adındaki enerji şirketi, yeni bir nükleer enerji teknolojisini piyasaya sunmayı amaçlıyor. Eski nükleer reaktörler, düzenli olarak zenginleştirilmiş uranyum ikmaline ihtiyaç duyuyor, ardından uranyumu nükleer atık olarak atıyor. Terra Power şirketinin ürettiği teknoloji burada devreye giriyor. Geliştirdikleri “dalga reaktörü” zenginleştirilmiş uranyumu atık halinde bile kullanarak yıllarca değerlendirebiliyor.

Dalga enerjisi


Dalga enerjisinden yararlanmak yeni bir fikir değil. Bu teknolojinin savunucuları, bundan 30 yıl önce pervanelerden elektrik üretilmesi yöntemini geliştiren Edinburgh Üniversitesi akademisyeni Stephen Salter’ın yönteminin halen fayda sağlayacağını belirtiyor. Salter’ın “Ördek” adındaki icadı, dalgalar geçerken ileri ve geri dönerek, mekanizmayı harekete geçiren bir döngü oluşturuyor. Bugün ABD’li ve İngiliz bilim insanları Salter’ın mekanizmasını geliştirmek için çalışıyor. Amaçları 2010’da 800 eve yetecek 2MW elektrik üretmek. 2050’de bu hedefi 500 MW’a çıkarmayı istiyorlar.


Geride bıraktığımız bir yıl iklim değişikliği konusunda endişelenen insanlar için bir hayal kırıklığı oldu.

Danimarka’nın başkenti Kopenhag’da 2009 yılının yazında düzenlenen iklim değişikliği zirvesinde, Kuzey Amerika ve Avrupa’nın zengin ülkeleri, fosil yakıtların kullanımının azaltılması konusunda Hindistan ve Çin gibi yükselen güçlerle anlaşmaya varmayı başaramadı
Ardından ABD hükümeti de hava kirliliğini önüne geçmek için gerekli adımların atılmasında başarısız oldu. Politikacıları içinden çıkılmaz önerilerle uğraşa dursun, araştırmacılar yeni, alışılmadık çözümler üretmeye devam ediyor.

İşte enerji üretecek yosun çiftlikleri dahil temiz enerji sorunu çözmeyi amaçlayan buluşlar:

Dünyayı beyaza boyamak


Bilim insanları, birçok şehrin çok siyah bir görünüme sahip olduğunu belirtiyor. Çatılar siyah, asfalt kaplı yollar kapkara. Ve tüm bu karanlık yüzeyler güneşin enerjisini absorbe ediyor. Buna, “kentsel ısı adası” etkisi adı veriliyor. Bu etki, şehirlerdeki hava sıcaklığını 5 dereceye kadar yükseltebiliyor. Ancak, eğer kaldırımlar yansıtıcı maddelerle kaplı olsaydı, çatılar farklı renklerle boyansaydı ve şehirlerde daha fazla gölgelik alan bulunsaydı, ısı fazlasıyla yansıtılır ve enerji tasarrufu sağlanırdı. New York’ta bir okulun çatısını boyayan gönüllüler, bu fikri herkesten önce benimsemiş görünüyor.

Su ayırma


Güneş panelleri, doğal olarak güneş battıktan sonra elektrik üretemiyor. Ancak bu ay yayımlanacak “Cool It” adlı belgeselde MIT'den (Massachusetts Institute of Technology) akademisyen Daniel Nocera, ekibiyle iki yıl önce yaptıkları bir buluşu anlatacak. Nocera, suyu bileşenlerine ayırarak oksijen ve hidrojen elde edilmesini sağlayan ucuz bir yöntem geliştirdi. Bir yakıt hücresinde enerji üretebilmek için oksijen ve hidrojenin kullanılabildiğini belirten Nocera, buluşunun çığır açıcı olduğunu düşünüyor. Eğer başarılı olursa, gelecekte güneş battıktan sonra bodrum katındaki su ayrıştırıcı sistemler hidrojen ve oksijen ayrıştırmasıyla enerji üretecek.

Yosun yakıtı


Tüm bitkiler gibi, yosunlar da güneş ışınlarını ve karbondioksiti emer. Aynı zamanda, dizel ve jet yakıtı olarak rafine edilebilen petrol üretir. Bilim insanları, genetiği değiştirilen yosunlar üreterek gelecekte petrol sıkıntısını aşabilecekleri görüşünde. Yosun ayrıca, mısır gibi biyo yakıt sağlayan ürünlere göre de daha avantajlı. Kuru toprakta ve tuzlu suda yetişebilen yosunlar, şimdiden yosun çiftliklerinden petrol elde etmeyi amaçlayan 100’den fazla şirketin ilgisini çekmiş durumda.

Nükleer atıktan enerji
 

Bugün faaliyette olan nükleer reaktörler 1950’lerde geliştirilen standart teknolojiyi kullanıyor. Terra Power adındaki enerji şirketi, yeni bir nükleer enerji teknolojisini piyasaya sunmayı amaçlıyor. Eski nükleer reaktörler, düzenli olarak zenginleştirilmiş uranyum ikmaline ihtiyaç duyuyor, ardından uranyumu nükleer atık olarak atıyor. Terra Power şirketinin ürettiği teknoloji burada devreye giriyor. Geliştirdikleri “dalga reaktörü” zenginleştirilmiş uranyumu atık halinde bile kullanarak yıllarca değerlendirebiliyor.
 
http://bigpara.ekolay.net/M3/haber_detay.asp?id=736971&page=6

19 Ocak 2011 Çarşamba

Hacer Karanlık Fotograf Sergisi--15 Ocak - 4 Şubat 2011- bakraç sanat galerisi






Hacer Karanlığın eserlerinden bazıları

Hacer Karanlık
1962 yılında İstanbul’da doğdu. Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi mezunu. 1980 – 1997 yılları arasında Ünilever camiasında, 1997 - 2001 yılları arasında da Gümüşsuyu Halı’da çalıştı. Fotoğraf ve karanlık oda ile 1984 yılında tanıştı, ardından 1990 yılında İFSAK’ta fotoğraf kurslarına katılarak aynı yıl İFSAK’a üye oldu. 1992 - 1995 yılları arasında İFSAK Yönetim Kurulunda Genel Sekreterlik görevini üstlendi. Öncelikle siyah/beyaz çalışmalar yaptı. Ortak sergi ve dia gösterilerine katıldı. Çeşitli ülkeleri ve Türkiye’nin önemli bir kısmını gezdi ve fotoğrafladı. 1992 yılından beri çeşitli kültür merkezlerinde, derneklerde, galerilerde, okullarda vs.. kişisel yüzün üstünde dia gösterisi gerçekleştirdi.

not :bakraç sanat galerisinden mailime gelen davetiyeden alıntıdır.

Bakraç Sanat Galerisi © 2005
Sinan Ercan Sokak No:38 Öztor Sitesi B Blok Kozyatağı - İstanbul

216 - 362 18 26