15 Temmuz 2010 Perşembe

Ahşap sanatı-1 işlevsel ev aksesuarları




( http://cizgiselicmimarlik.blogspot.com/)1984 yılından beri proje ve uygulama bazında hizmet veren kuruluş, 1995’te Ahşap Atölyesi’ni de bünyesine katarak hizmetini çeşitlendirmiştir. Proje bazında ev, ofis, mağaza, otel ve çeşitli mekân tasarımlarında bugüne kadar çalışmalarını sürdürmektedir. Kuruluş çerçevesinde, ahşap malzemeye duyulan ilgiden ötürü özel tasarımlar ve müşteri istekleri uygulanarak ürünler sunulmaktadır.


Ürün yelpazesinde; mutfak, banyo, yatak odası takımı, salon, çocuk-genç odaları, kitaplık, kapı-pencere, pergola; zekâ geliştiren çocuk oyuncakları; ahşaptan üretilen aksesuar ve hediyelik eşyalar bulunmaktadır.

Üretim malzemeleri; masif ve kaplama olarak, meşe, kayın, çam, kestane, maun, teak olmak üzere çeşitli ağaçlardır. Üretilen masif ürünler, isteğe göre ahşap renklendiriciler ile renklendirilerek ve motiflenip resimlendirilerek müşterilere sunulmaktadır.

Daha çok müşteri istekleri doğrultusunda tasarım yapabilen Çizgisel İç Mimarlık’ın, projelendirerek üretime sunduğu ürünler ve çalışmalar, küçük bir aynadan genel dekorasyona kadar geniş kapsamlıdır.
not:sevgili  Yasemin-Necdet Çılgın çiftine bu güzel sanat eserlerini bloğumda zaman zaman yayınlamama izin verdikleri için çok teşekkür ediyorum...



















 




























 




 


13 Temmuz 2010 Salı

13-20 Temmuz 2010 Bozcaada Sanat Galerisi Resim ve Cam Sergisi

13-20 Temmuz 2010 Bozcaada Sanat Galerisi Resim ve Cam Sergisi- http://www.ksder.org.tr/?p=736

kurulduğu yıldan itibaren üyesi olmaktan gurur duyduğum Kadıköy sanatçılar derneği başkanımız sayın Perihan Baykal ve değerli üyelerle çok güzel çalışmalar  , yurtiçi ve yurtdışında sergiler yapmaktadır.son sergi duyurudanda anlaşılacağı üzere Bozcaadada yapılmaktadır.olurda oralara uğrarsanız,yada oralardaysanız sanatçılarımızın güzel eserlerine  bir göz atın derim , maalesef ben bu sergiye katılamadım:(bir daha ki sergiye inşallah...katılan arkadaşlarıma başarılar diliyorum..

11 Temmuz 2010 Pazar

sokak sanatı (çok hoş sizlerlede paylaşayım istedim)



Sokak sanatı


Sokak sanatı halka açık yerlerde yapılan her türlü sanatsal aktiviteye deniyor. Yalnız klasik sokak sanatı tanımına devlet destekli sponsorlu çalışmalar girmiyor. Mesela Şehir Tiyatroları gidip sokakta bir gösteri yaparsa bu sokak sanatı olmuyor.
Graffiti şablon sticker yapıştırmaca poster asmaca mozaik sokak enstelasyonları...
Bunlar modern sokak sanatının önde gelenleri. Hepsinde bir aktivizm bir mesaj kaygısı ya da gelişmiş bir görsel lezzet var. "Culture jamming" deniyor bu geleneksel sanata alternatif üreyen sanat anlayışına. Bazı sokak sanatçıları galerilerle ilgilenmeyen geniş kitlelere ulaşabilecekleri boş birer alan olarak sokakları düşünürken bazıları ise bunun zorluğunu ve risklerini seviyor. Geleneksel sanat bir galeriden diğerine taşınabilir ama sokak sanatı olduğu yere ait bir aidiyet barındırıyor ve bu tanım modern şehir hayatına pek güzel uyuyor.
Modern sokak sanatı üzerine çalışılan yerin dokusunu da taşıyor ve bu yüzden biyolojik bir varlık olarak görülüyor. Sprey boya deyip geçiliyor ama aslında göründüğü kadar basit değil işler. Üstelik sadece yapılmak için yapılıyor para veya ün söz konusu değil sadece artistik kaygılar ve insanların beynini gıdıklama isteğinden bahsedilebilir.
Gıdıklamak derken...
Sokak sanatında işin kendisinden çok önünden geçen insanlara neler hissettirdiği önemli

9 Temmuz 2010 Cuma

beykoz-öğümce köyü cam ocağı - http://www.camocagi.org/yeni/index.php eşimle birlikte gezip,kısada olsa bir cam etkinliğini izleme şansım oldu...mutlaka tekrar görmek istediğim ve herkese tavsiye ettiğim bir sanat kampı...



 cam ocağını ziyaretimizde eşimin çok sevdiği ve almak istediği çeşm-i bülbülüde almış olduk ve evin en güzel köşesinde yerini aldı,ziyaret edecekler için küçük bir not :gerçekten görülmeye ve (imkanı olanların)
 alınmaya değer dünyaca ünlü cam sanatı sanatçılarının eserleri de var... 


CAM OCAĞI

Camda Yeni Bir Soluk, Yeni Bir Marka

Uluslararası bir cam ve güzel sanatlar merkezi olan Cam Ocağı, el yapımı ürünleri, farklı çizgisi, özgün tasarımları ve deneyimli ustalardan oluşan kadrosu ile Türkiye’deki cam pazarına yeni bir soluk katıyor.

Eski çağlardan beri günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası olan cam, tüm şeffaflığı ve ışıltısıyla Cam Ocağı’nda yeniden can buluyor ve ateşle kumun birlikteliği bu yeni mekanda benzersiz tasarımlara dönüşüyor.

Türkiye’deki cam pazarına farklı bir renk katmayı ve stüdyo camcılığını geliştirmeyi amaçlayan Cam Ocağı’nın ürün yelpazesinde, dekoratif ve fonksiyonel ürünlerin yanı sıra yurtdışından gelen cam sanatçılarının ürettiği eserler de yer alıyor. Cam Ocağı, geleneksel yöntemlerin farklı bir şekilde yorumlandığı ürünlerin yanı sıra daha modern çizgiler taşıyan çağdaş tasarımlarıyla da cam pazarına farklı seçenekler sunuyor.

Cam Ocağı, Riva Deresi kıyısında kurulu, yeşillikler içinde cam ve sanat merkezidir.
Vizyon
Cam sevgisinin Türkiye’de ve dünyada yayılmasına katkıda bulunmak; bünyesinde çağdaş cam sanatından örneklerin de sergilendiği bir “Cam Müzesi”nin bulunduğu, dünya çapında “Cam Okulu” olarak gösterilen,
Türkiye’nin “Cam Sanatları Merkezi” olma

Misyon
Türkiye’de camın sanat dallarından biri olarak algılanmasını sağlamak, camın büyülü dünyasını 7'den 70'e herkese  sevdirmek için faaliyetlerde bulunmak

Atölye Çalışmaları
Cam Ocağı Vakfı bünyesinde faaliyet gösteren Cam Ocağı, farklı düzeydeki atölye programlarıyla cam sanatına ilgi duyanlara ve camla daha önce çalışmış olanlara, camın doğasını ve potansiyelini keşfedebilecekleri ve kendilerini geliştirebilecekleri özgür ve yaratıcı bir ortam sunuyor.
Program, camla ilgili teknik, malzeme ve teorik bilgileri içeriyor. Atölye programı kapsamında iki günlük, iki haftalık ve uzun dönemli atölye çalışmaları yer alıyor. Çalışmaların çoğu farklı tekniklere giriş niteliğinde ve hepsi uluslararası deneyime sahip cam sanatçıları ve ustaları tarafından veriliyor.

Türkiye’deki sanat ortamına yeni bir soluk katan Cam Ocağı’nda atölye çalışmalarına gelen katılımcılar, kendi alanlarında dünyaca tanınan sanatçılarla geçirdikleri iki hafta boyunca hem camın sunduğu imkanları keşfetme, hem de ilgilendikleri tekniği uygulayarak öğrenme şansına sahip oluyor. Farklı yaş ve meslekleri olan bu katılımcılar camın dünyasına yaptıkları yolculuk sırasında, sanatsal açıdan sınırsız imkanlar sunan bu malzemeyi daha yakından tanıyor.

CAM OCAĞI’NDA KULLANILAN TEKNİKLER
Boncuk Yapımı

Cam Üfleme

Emay(Mine)

Füzyon

Kalıpla Cam Şekillendirme

Lampworking (Alevle Çalışma)

Mixed Media (Karışık Malzeme)

Raku

Sıcak Döküm

Cam Boyama

Neon




 Art Clay

 .not:postta kullandığım fotoğrafların hepsi .org/yeni/indhttp.camocagi://wwwex.phpalınmıştır.maalesef makinemin pili bitmişti ve bu güzellikleri görüntüleyememiştim...inşallah bir dahaki gidişimde daha ayrıntılı fotolar çekip yayınlarım...

6 Temmuz 2010 Salı

Çiçek Kuşlar Sergisi

Çiçek Kuşlar Sergi
İstanbul, 2-16 Temmuz
İstanbul'da yaşayan Japon seramikçi Yamashita'nın kişisel sergisi Çiçek Kuşlar, Beyoğlu'ndaki Bindallı Sanatevi'nde. Yamashita'nın kuş ve çiçek formlarından yola çıkarak hazırladığı 20'den fazla eserin yer aldığı sergide sanatçı lotus, bambu, kiraz çiçeği gibi farklı motifleri kuş formundaki seramik gövdelerle buluşturuyor.

Tel: 0212 252 79 66; www.bindallisanatevi.com

4 Temmuz 2010 Pazar

bu haber beni çok heyecanlandırdı'SONSUZ ŞÜKRAN KÖYÜ PROJESİ'...kimbilir belki birgün bende...





Sonsuz Şükran Köyü Projesi

Konya'nın Hüyük İlçesine Bağlı Çavuş Kasabasında, Selçuklu Mimarisi Dikkate Alınarak, Bölgenin Tarihsel Yapısına Uygun İnşa Edilen 'Sonsuz Şükran Köyü'nde İlk Yerleşim 10 Temmuzda Başlayacak
Konya'nın Hüyük ilçesine bağlı Çavuş kasabasında, Selçuklu mimarisi dikkate alınarak, bölgenin tarihsel yapısına uygun inşa edilen 'Sonsuz Şükran Köyü'nde ilk yerleşim 10 Temmuzda başlayacak. Köyde ilk yerleşim dolayısıyla, 10-20 Temmuz tarihleri arasında kültürel ve sanatsal etkinlikler düzenlenecek. Projenin mimarı Mehmet Taşdiken, Cezayir Lokantası'nda düzenlediği basın toplantısında, Sonsuz Şükran Köyü'nün bir gönüllülük projesi olduğunu, bölgenin yaklaşık bin yıllık tarihi esas alınarak, yerleşim planı ve yapı malzemeleriyle tam bir Selçuklu Köyü kurduklarını, kerpiç evler yaptıklarını söyledi.

Köyün içinde büyük bir kültür merkezinin yer alacağını, köyün bir kültür köyü olacağını anlatan Taşdiken, 'Mimar, yazar, akademisyen, heykeltraş gibi kültür-sanat alanından insanların yaşayacağı bir köy burası. Ulusal ve uluslararası etkinlikler yapılacak. Bu alanda 10-20 Temmuz tarihleri arasında ilk buluşmayı gerçekleştiriyoruz. İlk yerleşim, sembolik de olsa sağlanmış olacak. Bu ilk Anadolu buluşmasına 157 sanatçı katılacak. Etkinlikler kapsamında 11 film gösterimi yapılacak, 3 panel, 6 konser ve çeşitli sergiler düzenlenecek' diye konuştu.

Anadolu'da bugüne kadar bu çapta, böyle bir kültür etkinliğinin yapılmadığını anlatan Taşdiken, sanatın gerçek amacı ve özünü birinci planda tutarak, sadece köye yerleşecek sanatçıların eserlerinin etkinlikte sergileneceğini söyledi. Sonsuz Şükran Köyü'ne insanların, Anadolu'da yer aldığı için gittiklerini dile getiren Taşdiken, 'Orta Anadolu'nun pek çok coğrafyası, bugün aydınların ve sanatçıların ihmal ettiği alan içinde bulunuyor' dedi. Mehmet Taşdiken, 'Türkiye'nin ve dünyanın aydınları olarak, yerel kültürleri çok önemsiyoruz. Uzun yıllardır ağır bir şekilde kültür ihracatına maruz kalmış yerel kültürler, artık bugün yok olmak üzere. Yıl yıl bütün kültürel değerlerimiz neredeyse kaybolmak üzere. Kültür dediğimiz şey, detaylardan ibarettir' diye konuştu.
- 'ANADOLU'YA DÖNÜŞ İÇİN BÜYÜK BİR BAŞLANGIÇ'-
Sonsuz Şükran Köyü Projesi'nde sanatçıların sürekli olarak yaşayacaklarını anlatan Taşdiken, 'Avrupa'da böyle bir proje yok. Belki de kuruluşu itibariyle ilk Türk kültürü için de bir başlangıca vesile olur. Kültür ve sanatımızın Anadolu'ya dönüşü için büyük bir başlangıç olduğunu düşünüyoruz. Geçen yıl köye gittik ve sanatçılar, büyük bir misafirperverlikle karşılandı' dedi.
Köy içerisinde 210 adet kerpiç evin yer alacağını ifade eden Taşdiken, kültür merkezinde resim, terracota (kırmızı toprak) atölyelerinin yer alacağını belirtti.
Proje, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Konya Karatay Üniversitesi, ÇEKÜL Vakfı, Mimarlar Odası Konya Şubesinin desteğiyle yürütülüyor.
(ÇİĞ-DÜR-ERD) - KONYA (Anadolu Ajansı)